CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Brezilya’dan getirilen 8 bin 912 büyük baş hayvanı taşıyan geminin 20 Şubat’ta İskenderun Limanı’na yanaştığını belirterek, bu etlerin yalnızca birkaç firmaya verildiğini söyledi. Öztürkmen “vatandaşların sırtından et baronlarının zengin olduğunu” vurguladı.
Hasan Öztürkmen, sistemin nasıl çalıştığını şu sözlerle anlattı:
“Aylardır devlet eliyle yürütülen et ve canlı hayvan ithalatında yaşanan vurgunu anlatıyoruz. Vatandaşın sofrasına girmesi gereken etlerin, belli büyük şirketler arasında pay edildiğini açıklıyor, yetkileri bu kirli çarkı durdurmaya çağırıyoruz. Ancak iktidar sahipleri duymazlıktan görmezlikten geliyor. Bu konuda yeni bir skandalı belgesiyle ortaya koyacağız. Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından Brezilya’dan ithal edilen 8 bin 912 büyük baş hayvanı taşıyan geminin 20 Şubat günü İskenderun Limanı’na yanaştığını gazeteci Sadettin İnan’ın yazısıyla öğrendik. Bu son parti canlı hayvan ithalatını inceledikçe skandalın boyutu ortaya çıktı. Çünkü ithal hayvanların verildiği şirketlerin listesine ulaştık.
Liste başında 400 büyük baş hayvanla Köfteci Yusuf yer alıyor. 320 hayvanla 3. sırada ise Burger King’i bünyesinde barındıran TAB Gıda’nın alt şirketlerden biri olan EKUR A.Ş bulunuyor. Hemen ardından 4. sıradaki alıcı ise 240 büyükbaş hayvanla Namet firması bulunuyor. Piyasa dengesini bozduğu suçlamasıyla Rekabet Kurulu tarafından geçen yıl 72 milyon TL cezaya çarptırılan Namet aynı zamanda McDonald’s’ın et tedarikçisi.
Firmalara dağıtılan canlı hayvanların kilogram satış fiyatı ise sadece 175 Türk lirası. AKP iktidarı Et ve Süt Kurumu üzerinden ithal ettiği ucuz etleri doğrudan satışa sunsa, vatandaş en fazla 260-280 TL’den et alabilecek. Zaten, et ithalatını ‘Vatandaş ucuz et yiyecek’ propagandasıyla başlatmamışlar mıydı? O zaman milyarlarca lira harcanarak getirilen ucuz ithal etler neden vatandaşın mutfağına değil de özel şirketlerin kasasına giriyor? Neden ucuz et vatandaşa değil de Köfteci Yusuf’a, Burger King ve McDonald’s’ın tedarikçilerine gidiyor?



