Diyarbakır’a gelmekten memnuniyet duyduğunu söyleyen Gürlek, “Burada övünerek ifade etmek isterim ki eşim muhterem hanımefendi bu coğrafyanın insanı bir hemşerimiz olarak bölgenin kültürlü ve geleneklerini evime taşımakta. Bizlere de bu kültür ve gelenekleri yaşatmaktadır. Bu nedenle bölgemizde aramızda sadece bir hizmet ilişkisi değil aynı zamanda güçlü bir gönül ve aile bağda bulunmaktadır. Nitekim bugün Diyarbakır’da bir bakan olarak ilk ziyaretimi yapmış olmam sebebiyle çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Sizlerle birlikteliğim yalnızca bir ziyaret amacı taşımamaktadır. Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için buradayız” diye konuştu.
Orta Doğu’daki savaşa ilişkin de değerlendirmede bulunan Bakan Gürlek, şöyle konuştu:
“Hepinizin şahit olduğu üzere Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıkmıştır. Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın ise bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgallerde benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye’mizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aktığıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah’ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz.”
Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek. Malumunuz üzere bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkemizi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakımızın duruşunun ülkemizin ve bölgemiz için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli’ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup güçlü Türkiye davamıza Hizmet eden ve terörsüz Türkiye yolunu zorlayan zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını dile getiren Gürlek, şunları kaydetti:
“Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz. Bu doğrultuda adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde irademizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sistemi en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılık kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışta hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarımız, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmalarının devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz.”




Yorumlar kapalı.