Kazı çalışmalarının yürütüldüğü bölge, Hasankeyf Kalesi’nin yakınlarında yer alıyor. Batman’ın bu tarihi ilçesi, milattan önceki dönemlerden günümüze kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir yer olarak biliniyor. Geç Roma Dönemi’ne ait bir gözyaşı şişesinin bulunması, bölgedeki tarihsel derinliğin bir kez daha gözler önüne serilmesini sağladı.
Doç. Dr. Zekai Erdal, kazıların başkanı olarak yaptığı açıklamada, gözyaşı şişelerinin Hristiyanlık öncesi döneme ait bir inanışla bağlantılı olduğunu belirtti. Erdal, “Rivayet odur ki; kişi öldüğünde geride kalan eşi, gözyaşlarını bu şişeye biriktirir ve mezara bırakır. Bu sayede, kaybolan eşin ruhunun huzura kavuşması amaçlanır ve bu gelenek Roma döneminde yaygın olarak uygulanır,” şeklinde konuştu.
Bu buluntunun, dönemin geleneklerini yansıtan nadir örneklerden biri olduğu vurgulandı. Ayrıca, şişenin cam malzeme olmasına rağmen 1600 yıl boyunca sağlam kalması, eserin olağanüstü bir korunma sürecinden geçtiğini gösteriyor.

Doç. Dr. Zekai Erdal, kazıların devamında Roma Dönemi’ne ait duvar kalıntılarının da bulunduğunu ifade etti. Kazı çalışmalarının, büyük saray olarak bilinen yapının çevresinde yoğunlaştığı ve bu alanda Geç Roma Dönemi’ne ait duvarların ortaya çıkarılmasının kazılara büyük katkı sağladığı belirtildi. Ayrıca, Hasankeyf’in zengin tarihi mirasının gün yüzüne çıkmasıyla birlikte, bölgedeki birçok eserin de Hasankeyf Müzesi’ne devredildiği açıklandı.





Yorumlar kapalı.