Uçakta bulunan ANKARAGÜNDEM yazarı Elif Çakır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yaklaşık 20 dakika boyunca şiddetli türbülans yaşanmasına rağmen kabin görevlilerinin veya kokpit ekibinin herhangi bir anons yapmadığını vurguladı. Yolcular arasında ağlayanlar, panik atak geçirenler, kelime-i şahadet getirenler, hatta çocuklar ve hamile kadınların korkudan kriz geçirdiği belirtilirken, uçaktaki bir doktorun durumu kabin ekibine bildirmesine rağmen hiçbir açıklama yapılmadığı iddia edildi.
Çakır, paylaşımında, “Oysa çok basit, yolcuları rahatlatacak bir açıklama. Bu kadar zor olmamalıydı” dedi.
Çakır, paylaşımında Türk Hava Yolları’na yönelik eleştirilerde de bulundu. “Yolcularına bunu yaşatmaya hakkın yok. Yolcularına bir özür borçlusun” ifadelerini kullanan Çakır, kurumların yalnızca teknik yeterlilikle değil, iletişimde de liyakat ve sorumluluk taşıması gerektiğini vurguladı.
Olay sırasında çekildiği belirtilen bir video da sosyal medyada yayımlandı. Görüntülerde bazı yolcuların koltuklarında dua ettikleri, bazılarının ise korkudan ellerini başlarına kapattıkları görülüyor. Uçakta bir süre boyunca ciddi bir huzursuzluk ve sessizlik hâkim olurken, birçok sosyal medya kullanıcısı bu görüntülerin ardından havayolu şirketlerinin kriz anlarında yolcularla kuracağı iletişimin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Uzmanlara göre, bu gibi anlarda pilotun veya kabin amirinin yapacağı kısa bir açıklama bile, panik hâlini önlemeye yeterli olabilir. Yolculara türbülansın normal olduğu, uçağın kontrol altında olduğu ve mürettebatın görev başında bulunduğu bilgisinin verilmemesi, yaşanan paniğin büyümesine neden oldu.
Türk Hava Yolları’nın, sosyal medyada geniş yankı bulan bu olayla ilgili şu ana kadar herhangi bir resmi açıklama yapmadığı görülüyor. Yolcular ise yaşananların ardından, sadece fiziksel değil, duygusal güvenliğin de bir seyahat hakkı olduğuna dikkat çekiyor.




Yorumlar kapalı.