Açıklamada, anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan vatandaşlara yönelik şiddetin ve kimyasal içerikli gazların kullanılmasının asla kabul edilemeyeceği ifade edildi. TTB, “Kolluk kuvvetlerinin temel görevi, barışçıl şekilde anayasal hakkını kullanan yurttaşların güvenliğini ve esenliğini sağlamaktır,” değerlendirmesinde bulundu.
TTB Merkez Konseyi tarafından yapılan açıklamada, son günlerdeki eylemlerde kullanılan biber gazının, uluslararası literatürde “gösteri kontrol ajanı” olarak değil, doğrudan “kimyasal silah” olarak sınıflandırıldığına dikkat çekildi. 1996 yılında 90 ülkenin biber gazının yasaklanması için Birleşmiş Milletler’e imza verdiği hatırlatılırken, Türkiye’nin de taraf olduğu 1997 tarihli Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi:
TTB açıklamasında, biber gazının yol açtığı ölümcül vakalara da değinildi. 2011 yılında TTB tarafından yayımlanan “Gösteri Kontrol Ajanları” kitapçığında bu tür maddelerin yol açtığı sağlık sorunlarının detaylı biçimde ele alındığına dikkat çekilerek, Türkiye’de geçmişte yaşanan ölümler hatırlatıldı:
TTB, açıklamasının sonunda toplum sağlığı açısından ciddi riskler barındıran bu maddelerin derhal yasaklanması gerektiğini vurguladı:




Yorumlar kapalı.