Terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki açıklaması için “asrın çağrısı” diyen Hatimoğulları, PKK’nın 12 Mayıs’taki açıklamasının da bir milat olduğunu söyledi. Türkiye’de demokrasinin nasıl gelişeceğine dair soruların hâlâ ortada durduğunu vurgulayan Hatimoğulları, demokrasi mücadelesi için daha fazla ortak paydada mücadele ortaklığı oluşturulması gerektiğini söyledi.
Şiddet nedeniyle ertelenen adımların atılması için bir engel kalmadığını vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı, hukuki ve siyasi adımların atılması, devletin güvenlikçi politikalardan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
“Ortak vatanda eşit yaşamı inşa etme ve demokratik cumhuriyetle taçlandırmanın vaktidir” diyen Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Kaybedecek vakit yok. Vakit barışın, adaletin, demokrasinin vaktidir. Bir yandan barışı konuştuğumuz için umutluyuz ama halk aç ve mutsuz. Halk için çalışan bir iktidar yok. Halkın yaşadığı yoksulluğu, açlığı düşünerek ekonomi politikası üreten bir iktidar yok. İnsanlar, açlıktan, yoksulluktan kan ağlıyor. Ekonomide yeni sözler söylemeye ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı yardımcısı çatışma sürecinin maliyetini 2 trilyon dolar olarak açıkladı. Bu para savaşa, İHA’ya, SİHA’ya değil emekçiye harcansaydı toplum bu kadar açlık çekmezdi.
Zengin şirketlerden vergi alınmıyor. Bu kürsüye her çıktığımızda adaletsiz vergi sisteminden şikâyet ediyoruz. Türkiye ekonomisi yüzyılın en kötü zamanlarından birini yaşıyor. Her iki yurttaştan biri mutsuz olduğunu söylüyor. Bu tabloyu değiştirebiliriz. Barış ve demokrasinin kapıları açılıp kaynaklar doğru kullanılırsa ne olur? Türkiye emekçileri en çok çalışıp en yoksul yaşayan ülkenin işçileri. Bu tablo pek ala değişebilir. Hazine ve Maliye Bakanı ülke ülke gezip borç para arıyor. Biz diyoruz ki, barış ekonomisi kurtarıcıdır. Bunun için mücadelemiz var. Mücadelemiz DEM’ini alıyor. Türkiye DEM’e hazır.”
Yaşanan hukuksuzlukların, mevcut süreci de olumsuz etkilediğini dile getiren Hatimoğulları, barış ve demokrasinin birbirinden ayrılamayacağını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Barış ve demokrasi sürecine ülkedeki hukuksuzluklar gölge düşürüyor. Belediye başkanları, meclis üyelesi cezaevinde. Demokrasinin olmadığı yerde barış nasıl gelişecek? Toplum bunu soruyor. Bu sorulara yanıt bulmak zorundayız. Hukuk ve demokrasi barış güvercininin iki kanadıdır. Bizler bu iki kanadı tamamlamak için kime sorumluluk düşüyorsa elini taşın altına koymak zorundadır. Yarın HDK ve kent uzlaşısı davalarının yarın duruşmaları var. Yarın tahliye kararı çıkması gerekiyor. Kobani Davası’nda tutuklu bulunan arkadaşlarımızın da derhal tahliye edilmeleri gerekiyor.”




Yorumlar kapalı.