Bazı açıklamaların “af” olarak yorumlandığına dikkat çeken Tunç, şu anda hükümetin gündeminde genel af olmadığını vurguladı.
Ayrıca, “İmralı’dan Nevruz’da bir mektup ya da görüntülü mesaj gelebilir mi?” sorusuna da yanıt veren Bakan Tunç, “Görüntülü mesaj söz konusu değil.” diyerek kamuoyundaki spekülasyonlara son noktayı koydu.
“Basın Mensupları İftar Programı”nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tunç’un “Terörsüz Türkiye” süreciyle ile ilgili açıklamaları özetle şöyle:
(Öcalan’ın) Çağrı, terör örgütü elebaşının kendi örgütüne silah bırakmasına yönelikti. İmralı’nın çağrısında bir şart söz konusu değil. Silah bırakma yerine getirilmezse terörle mücadele devam eder. Devletin terörle mücadeleden vazgeçmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Buradaki hedefimiz ülkemizi terörden kurtarmak. 40 yıldan bu yana çok büyük kayıplar, şehitler verdik, maddi kayıplarımız oldu. Bin yıllık kardeşliğimize bir hançer saplandı. Şimdi bu hançeri çıkardığımız zaman tabii bu yaranın iyileşmesini sağlayacak gereklilikler ne olabilir? Onlar bu çağrının sonuç verip vermediğine bağlı hususlar.
(Bundan sonraki adımlar ne olabilir?) Bu şekilde şimdiden bir tartışma doğru değil. Bu sürecin akamete uğramaması lazım. Geçtiğimiz cuma Van’daydık. 2 bin 500 kişilik bir iftar yemeğinde insanlar gerçekten umutlu, heyecanlı. ‘Artık terör olmasın, çocuklarımız kaçırılmasın, hep beraber birlik beraberlik içerisinde önümüze bakalım’ diyorlar. Hepimiz bunu istiyoruz. Demokratik siyaset kanalları açık. Eğer çağrının muhatabı olumlu cevap verirse Türkiye’de terör sonlandırılmış olur. Bundan daha önemli bir aşama söz konusu olamaz.
(İnfaz düzenlemesi ya da Öcalan’a af ihtimali) Kişiye yönelik bir düzenleme, bir iyileştirme söz konusu değil. Mevzuatımızda sürekli birtakım iyileştirmeler yapıyoruz. Mesela ‘Hasta hükümlüler cezaevinde ölmesin’ diyoruz. Bu insan haklarına aykırı. Bunların bir genel af şeklinde yorumlanması doğru değil. Af gündemde yok.
‘Kovid izniyle ilgili bir çalışma olabilir’ dedik. ‘Af mı geliyor’ şeklinde birtakım yorumlara neden oldu. 2020’de Kovid izninden yararlanıp açık cezaevinde bulunanlar denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye edilmişti. Bu süre 31 Temmuz 2023’e kadar uzatıldı. Düzenlemeden 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle cezası kesinleşen ve cezaevinde bulunanlar yararlandı. 31 Temmuz 2023 tarihinden daha önce suç işlemiş ancak cezasının infazı henüz kesinleşmemiş ve hapse girmemiş olanların, yargılamadaki gecikmeden dolayı bu düzenlemeden yararlanamaması gibi bir durum ortaya çıktı. Bu yönde müracaatlar, talepler oldu. Bu talepler doğrultusunda bir düzenleme olabilir.




Yorumlar kapalı.