UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 1988 yılında dahil edilen Hierapolis, Denizli’nin simgesi Pamukkale travertenlerinin hemen yanında yer alan, hem doğal güzellikleri hem de etkileyici arkeolojik kalıntılarıyla dikkat çeken eşsiz bir antik kenttir. Çaldağı’nın güney eteklerinden çıkan ve yüksek oranda kalsiyum oksit içeren suların binlerce yılda oluşturduğu bembeyaz travertenlerin yanı başında yükselen bu tarihi merkez, antik çağlardan bugüne uzanan görkemiyle her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor.
Kentin M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Krallığı hükümdarlarından II. Eumenes tarafından kurulduğu düşünülüyor. İsminin ise Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan geldiği aktarılıyor. Eski yazılı kaynaklar, Hierapolis’in metal ve taş işlemeciliğinde, dokuma üretiminde ve ustalık gerektiren zanaatlarda oldukça ün kazandığını gösteriyor.
Tarihi dokusu, mimari kalıntıları, kültürel katmanları ve travertenlerle kurduğu eşsiz bütünlük sayesinde 1988 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilen Hierapolis–Pamukkale bölgesi, dünyadaki en etkileyici kültürel ve doğal miras alanlarından biri olarak kabul ediliyor.



