Burçin Bayar Babaoğlu, seri üretim fabrikasyon ürünlerin aksine eski usul çalışmayı tercih ediyor. Modern makineler yerine el işçiliğine sadık kalarak bugüne kadar yaklaşık 30 özel kanun imal eden usta, her bir enstrümanın kendine has bir sesi ve karakteri olması için titizlikle çalışıyor. Kanun yapımını sadece bir teknik iş olarak değil, ince dokunuşlarla fark yaratan bir sanat dalı olarak gören Babaoğlu, kadın işçiliğinin estetik avantajlarını her eserine yansıtıyor.
Mesleğe ilk başladığında “kadın usta” kavramına şüpheyle bakanlarla karşılaştığını belirten Babaoğlu, ismi nedeniyle zaman zaman erkek zannedildiğini de esprili bir dille anlatıyor. Çalgı yapımının sadece fiziksel güç gerektiren bir marangozluk işi olmadığını kanıtlayan sanatçı, kendi başarısının ardından bu bölümü tercih eden kadın öğrencilerin artmasından büyük gurur duyuyor. Babaoğlu, bugün Karşıyaka Belediyesi bünyesinde kadınlara minyatür müzik aleti yapımı dersleri vererek bilgi birikimini paylaşıyor.
Babaoğlu’nun yaratıcılığı sadece kanun yapımıyla sınırlı kalmıyor. Bit pazarından bulduğu eski bir tavlayı gitara, antika radyoları ise farklı tınılara sahip müzik aletlerine dönüştürüyor. “Yolda yürürken bulduğum bir vida bile benim için değerlidir” diyen sanatçı, geri dönüşüm felsefesini müziğe entegre ediyor. Özellikle engelli merkezlerinde yürüttüğü çalışmalarla çocukların hayatına dokunan Babaoğlu, enstrümana ulaşamayan gençlere atık malzemelerden kendi müzik aletlerini yapmayı öğretmeyi hedefliyor.
Türkiye’nin dört bir yanındaki gençlere ulaşmak isteyen Babaoğlu, bu sosyal sorumluluk projesini büyütmek için destek bekliyor. Sanatın iyileştirici gücünü ve geri dönüşümün önemini müzik aracılığıyla anlatmak isteyen Türkiye’nin ilk diplomalı kadın kanun ustası, hem yeni ustalar yetiştirmek hem de müziği her kesim için ulaşılabilir kılmak adına çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.




Yorumlar kapalı.