Türkiye, uzun süredir savunma stratejisini geleneksek sınır güvenliğine ek olarak yurt dışında da sürdürmekte. Yurt dışında kurulan askeri üsler ve kalıcı askeri tesisler, yalnızca terörle mücadelede savunma hattı olarak kullanılmıyor. Aynı zamanda bölgesel istikrarın sigortası olarak da yorumlanan üslerimiz dikkat çekiyor.
Müttefik ülkelerle yapılan ortak operasyonlar, lojistik kolaylıklar ve askeri eğitim destekleri sayesinde küresel diplomasideki etki alanı her geçen gün daha da genişliyor.
Ülkemizin en önemli yurt dışı askeri gücü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde konumlanıyor. Doğu Akdeniz’deki enerji denklemlerinin ve jeopolitik rekabetin arttığı bu dönemde, adadaki Türk birlikleri hem Kıbrıs Türkünün güvenliğini teminat altına alıyor hem de bölgedeki olası krizlere karşı en güçlü caydırıcı unsur olarak öne çıkmakta.
Orta Doğu dengelerinin yeniden yazıldığı bir süreçte 2015 yılında hayata geçirilen Türk-Katar Ortak Kuvvet Komutanlığı, Körfez bölgesindeki kilit taşı konumunda.
Somali başkent Mogadişu’da yükselen TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en devasa askeri yatırımı olarak dikkat çekiyor.
Güney sınırlarındaki terör tehdidini kaynağında kurutma stratejisinin sahadaki karşılığı Irak ve Suriye’deki askeri üslerde yatıyor. Özellikle Irak’ın kuzeyindeki sarp dağlık arazilerde kurulan ileri operasyon üsleri, terör örgütlerinin Türkiye’ye sızmasını engellemek için önemli kalkan görevi üstleniyor. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan güvenli bölgelerdeki gözlem noktaları ve askeri tesisler, sınır güvenliğini sağlarken yerel halkın huzurunu da koruma altına alıyor.




Yorumlar kapalı.