Siyaset ve adliye koridorlarında yaşanan gelişmeler TÜSİAD Olağan Genel Kurulu’na da yansıdı.‘Politik hayatta olağanüstü olaylar’ başlıklı slaytla başlayan Genel Kurul’da, politikacıların, iş insanlarının ve gazetecilerin sorgulanıp tutuklandığı şema bir slaytla gösterildi. Gelişmelerin endişe yarattığı ve güveni sarstığı dile getirildi. ‘Tutukluluğun istisna değil, kural haline gelme sorunu çözülemiyor’ denildi. YİK Başkanı Aras konuşmasında Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın tutuklanması, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na soruşturma başlatılması, menajer Ayşe Barım ve gazeteci Suat Toktaş’ın tutuklanması konularına değindi.
Kartalkaya faciasını hatırlatarak, “Yangın çıkabilir ama 78 kişi ölmez. Ölüyorsa nedeni usulüne uygun yapılmayan binalar ve denetimsizliktir. Çöken bir sistemdir” diye konuşan Patronlar Kulübü’nün YİK Başkanı Aras, ardından ekonomi politikalarını da eleştirdi. ‘Kamunun da vatandaşlarla eşit düzeyde kemer sıkması şart. Devlet de bütçe disiplinine uymalı’ ifadesini kullandı. TÜSİAD Başkanı Turan ise, ‘Mehmet Şimşek’in politikalarına destek versek de her şeyin yolunda olduğunu söyleyemeyiz. Sanayici kan ağlıyor, ithalatın cazibesi artıyor. Bu ortamda işimizi nasıl devam ettireceğiz?’ diye konuştu.
ÇÖKEN ASLINDA SİSTEMİN KENDİSİ: İş dünyası, Türkiye’de son dönemde yaşananlara yönelik sessizliğini bozdu. İstanbul Beşiktaş’taki bir otelde yapılan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Genel Kurul toplantısında hükümete sert eleştiriler yöneltildi. “Sussak gönlümüz razı değil” diyen TÜSİAD Başkanı Orhan Turan “Sayın Bakan Mehmet Şimşek’in programına destek veriyorsak da ekonomide her şeyin yolunda olduğunu söyleyemeyiz” şeklinde konuştu; kayyum atamalarından kadın cinayetlerine, iş kazalarından büyük facialara, başlatılan soruşturmalardan yolsuzluk iddialarına kadar geniş bir yelpazede serzenişte bulunarak “Hukukun üstünlüğü tesis edilmeli” çağrısı yaptı. İşte o konuşmadan satır başları…
SUÇ-CEZA ORANTISIZ: “Depremlerde, yangınlarda, iş kazalarında çok sayıda vatandaşımızı kaybediyoruz. Demek ki hata, suistimal ve kayırmacılık çok yaygın. Eleştirel ifadelere, habercilik faaliyetlerine açılan soruşturma haberleri sıklaştı. 10 küsur sene önceki olaylara şimdi yeni soruşturmalar açılıyor. Tutuklu milletvekillerine, siyasi parti liderlerine ve belediye başkanlarına sürekli yenileri ekleniyor. Disiplinsizlik suçuyla teğmenler hakkında ihraç kararı alınıyor fakat kamuoyunda infial yaratan nice olayda ya suçlular bulunmuyor ya da kısa sürede serbest kalıyor. Kamuoyu vicdanında suç ve ceza arasında orantısızlık kanaati oluşuyor.
İster seçimle, ister atamayla gelen kamu görevlilerinin görevlerinden alınmasının yeni örneklerine şahit oluyoruz. Üstelik yeni yasal düzenlemelerle kamu görevlilerinin Devlet Denetleme Kurulu tarafından görevden alınması ve TMSF’nin şirketlere kayyum olarak atanması mümkün oluyor. Yolsuzluk, dolandırıcılık, karaborsa haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, galiba artık şirket kurmaktan daha kolay.”
YARINLAR TEHLİKEDE: “Kadın cinayetlerinin de çocuk tacizlerinin de sonu gelmiyor. Biz niye bu hâle geldik? Hangisini ele alsak günlerce, belki de aylarca konuşmak gerekiyor. Tüm bu sorunların arkasında hukuka olan güvenin sarsılması var. TÜSİAD üyesiyiz ama her şeyden önce insanız, bu ülkenin vatandaşıyız. İnsani değerleri ekonomik değerlerin önüne koyarız. Çocuklarımıza, torunlarımıza daha büyük bir miras değil daha iyi bir gelecek bırakmak isteriz.”
KUTUPLAŞMA YERİNE UYUM: “Hukukun üstünlüğünü, hemen ve tam olarak tesis etmeden ne ekonomide ne toplumda ne iç ne de dış politikadaki sorunlar çözülebilir. Ayrıca toplumsal kutuplaşmanın yerini toplumsal uyuma bırakması, siyasette yumuşama ve siyasi alanın genişlemesi, sorunlarımızın çözümünü mutlaka kolaylaştıracaktır. Bu noktada terör sorununun kalıcı olarak ortadan kalkması en büyük dileğimizdir ancak şunu da görelim. İzlenmekte olan sürecin başarısı ile hukuk devleti ve demokratik standartların iyileştirilmesi arasında birbirini besleyen karşılıklı bir etkileşim vardır. Biri olmadan diğeri eksiktir. Hukukun üstünlüğünü tesis edersek tüm sorunlarımızı konuşarak ortak akılla çözebiliriz.”



