Sektör temsilcileri, “Türkiye, turizmde fiyat avantajını kaybetmiş bir destinasyon hâline geldi” görüşünde birleşiyor. TÜRSAB İzmir Başkanı Kıvanç Meriç, maliyet ile satış fiyatı arasındaki makasın kârlılığı erittiğini; yabancı turistin de rotasını başka ülkelere çevirmeye başladığını söylüyor. Alanya Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Burhan Sili ise kaliteyi koruyarak fiyatların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Rakiplerin sunduğu “fiyat/performans” dengesi Türkiye’nin aleyhine gelişiyor. LMX Touristik Türkiye Koordinatörü Serdar Bayraktar, İspanya ve Yunanistan’da benzer bedelle daha yüksek hizmet standartlarının sunulduğunu dile getirerek, “Döviz kuru avantajı artık yabancı misafir için yeterli gelmiyor” diyor. Vergiler ve ithal girdilerdeki artış da otellerin maliyetini yukarı iterek tabloyu ağırlaştırıyor.
Resmî veriler de durumu doğruluyor. Yılın ilk beş ayında Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,15 gerileyerek 17,8 milyonda kaldı; mayısta düşüş yüzde 1,8’i buldu. Rusya, Almanya ve İngiltere pazarlarında çift haneli kayıplar dikkat çekerken sektör gözünü temmuz‑ağustos‑eylül üçlüsüne çevirmiş durumda.
Fiyat baskısının yalnızca konaklamayla sınırlı kalmaması ise endişeleri büyütüyor. Popüler tatil beldelerinde şezlongdan lahmacuna, hatta tuvalet girişine kadar yükselen tarifeler sosyal medyada gündeme oturuyor. Ücretler Dubai ile yarışırken hizmet kalitesindeki gerileme ve bazı eğlence mekanlarında ortaya çıkan olumsuz görüntüler nedeniyle turistlerin Türkiye tercihi zayıflıyor.




Yorumlar kapalı.