Tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç. durumu fark etmeden manevra yapınca Ali Bahar, motor pervanelerinin arasında kaldı. Bahar’ın ağır yaralandığının fark edilmesinin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. İhbar sonrası bölgeye Sahil Güvenlik botu yönlendirildi.
Sudan çıkarılan Ali Bahar, hızla kıyıya getirildikten sonra ambulansla Kemer’deki özel bir hastaneye sevk edildi. Vücudunun büyük kısmında yara ve kesikler olan Ali Bahar’ın kalbinin durduğu ve aşırı kan kaybettiği belirlendi.
Müdahale edilen Bahar, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Ali Bahar’ın cenazesi, ATSO’da düzenlenen törenin ardından Uncalı Mezarlığı’nda son yolcuğa uğurlandı.
Tekne kazasına ilişkin hazırlanan iddianame, Kemer Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, savcılıktaki ifadesinde, “Eşim uzun yıllardır denizci lisansına sahip, tecrübeli bir denizcidir. Olayı öğrendiğim gün yaşadığım şok neticesinde tansiyonum yükseldi ve alelacele alınan ifademde şikayetçi olmadığım yazılsa da olay anında bana verilen bilgilerin, dosyadaki bilgilerden apayrı farklı olduğunu öğrendim. Olay günü teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. ile daha sonra tespit yapılacak diğer şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.
Savcılıktaki ilk ifadesinde, teknede bulunan Y.C.Ç.’nin, Ali Bahar’ın çok eski dostu olduğunu söylediğini aktaran M.S.Ç., ek ifadesinde ise Bahar ile Y.C.Ç. arasında ilişki olduğunu belirterek, “Ben Ali ile olduğu kadar eşi ve çocuklarıyla da yakındım. Ailecek çok samimi bir ilişkim vardı. Ali Bahar’ın Y.C.Ç. ile ilişkisini, Ali’nin de ailesinin mahremiyetini korumak için açıklamak istemedim. Fakat olaydan sonra Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar’a, bu durumu tüm detaylarıyla açıkladım. Amacım müteveffanın ve ailesinin mahremiyetini korumaktı” şeklinde konuştu.



