THY’nin 150 uçaklık Boeing siparişi, motor krizine takıldı! İbre, Airbus’a dönebilir
Louisville Uluslararası Havalimanı’ndan Honolulu’ya gitmek üzere havalanan MD-11 tipi uçak, kalkıştan hemen sonra sol motoru kopardı ve sol kanatta büyük bir yangın çıktı. Uçak yaklaşık 100 ft yükseldikten sonra hızla irtifa kaybedip endüstriyel bir alana çarptı, ardından büyük bir patlamayla infilak etti. Kazada uçaktaki üç mürettebatın tamamı ve yerdeki siviller dahil olmak üzere toplam 14 kişi hayatını kaybetti.
Bu dramatik kazanın ardından UPS, Boeing’in önerisi doğrultusunda filosundaki MD-11 modeli uçakların uçuşlarını “ihtiyat” gereği geçici olarak durdurdu. Rakip FedEx de benzer bir adım attı, ardından FAA ve küresel regülatörler durum değerlendirmelerine başladı. MD-11’lerin bu tarz kullanımı ve güvenliği yeniden gündeme geldi.
Küresel havacılık sektörünün en köklü markalarından Boeing, son 18 ayda yaşanan kazalarla yeniden güvenlik tartışmalarının odağında. Haziran 2025’te Air India’ya ait bir Boeing 787-8 Dreamliner’ın kalkıştan kısa süre sonra düşmesi ve 253 kişinin hayatını kaybetmesi, şirketin “Dreamliner” serisiyle ilgili ilk ölümcül kaza olarak kayda geçti.
Bu olaydan sadece bir yıl önce, Ocak 2024’te Alaska Airlines’ın Boeing 737 MAX 9 tipi uçağında, havadayken kabin panelinin kopması sonucu yaşanan patlama, Amerikan Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından “sistematik üretim hatası” olarak değerlendirilmişti. Söz konusu olaylar, 2018 ve 2019’daki 737 MAX felaketlerinin ardından yeniden “Boeing’in güvenlik kültürü”nü gündeme taşıdı.
Geçtiğimiz yıl, Paris’ten İstanbul Havalimanı’na sefer yapan Boeing-767 tipi kargo uçağının ön iniş takımlarının açılmaması sonucu piste gövdesinin üzerine indi. Uçak gövde üzerine sorunsuz olarak inişini gerçekleştirirken kabin ekibi yaralanmadan uçağı terk etti.



