Karakaş’a göre sorun yalnızca para cezasıyla sınırlı değil; sigortasız çalışanın yaşayacağı bir iş kazasında bütün finansal yük ev sahibine yansıyor. Bu kapsamda, çalışanın ailesine bağlanacak gelirler, hastane ve tedavi giderleri ile SGK’nın işverenden talep ettiği rücu tazminatı doğrudan ev sahibinin sorumluluğuna giriyor.
Sputnik’te yer alan habere göre, verilen örnekler durumu net bir şekilde ortaya koyuyor: Örneğin, cam silme sırasında düşerek yaşamını yitiren sigortasız bir çalışanın ardından SGK’nın bağladığı maaşların bugünkü toplam değeri milyonlarca lirayı bulabiliyor. Bu tutar doğrudan ev sahibinden tahsil edildiği için kimi zaman bir evin hatta birkaç aracın değerini dahi aşabiliyor. Karakaş, bu nedenle “Basit bir ihmal evinizi kaybetmenize yol açabilir” uyarısında bulundu.
Uzman, ev hizmetlerinde çalışanların sigortalanmasını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen SGK Kolay İşverenlik sistemi sayesinde işlemlerin son derece basit olduğunu hatırlattı. Ayda 10 günden az çalışan kişiler için uygulanan sistemde günlük prim 17,34 TL olarak belirlenmiş durumda. Muhasebeci ihtiyacının olmadığını, e-Devlet üzerinden bir dakikada işlem yapılabildiğini ve aylık tekrar bildirimin gerekmediğini vurguladı.
Karakaş ayrıca, yabancı uyruklu çalışanlar konusunda risklerin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Çalışma izni olmayan yabancıların 10 günden az süreyle dahi çalıştırılmasının yasak olduğunu ve bu durumun ağır para cezaları ile karşılanamayacak kadar büyük tazminatlara yol açabileceğini söyledi.
Sigortasız işçi çalıştırmanın ciddi bir güvenlik açığı oluşturduğunu belirten Karakaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu durum tasarruf değil, büyük bir kumardır. Ödenecek küçük bir primle hem evinizi hem de vicdanınızı güvence altına alabilirsiniz. Sigortasız çalıştırmak hiçbir koşulda kabul edilebilir değildir.”



