Ziyaretlerinin ardından gazetecilere açıklama yapan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“Hiç kimse yargılanmaktan muaf değil zaten. Hiç kimse yargılanmaktan da korkmuyor. Kaçma durumları yok. Suçları ağır cezalık değil. Belli bir cezayı öngörüyor. Peşinen de suçlu değil çünkü masumiyet karinesi var. Peki, o zaman niye tutuklular?
İmamoğlu ifade sonrası Yavaş’la birlikte vatandaşlara seslendi: ‘Turpun büyüğü heybede’ demek ‘Her dosyayı biliyorum’ demek
Özdağ, Cumhurbaşkanına hakaretten getirildiğini ama uzun süre ifadesi alınmadan acele acele Kayseri’den dosya getirilip suç isnat edildiğini söylüyor. O da tutuklu. Ahmet Bey hakkında daha hiçbir iddianame hazırlanmamış. İkinci suçtan tekrar tutuklandı. Zaten tutuklu birinin kaçma şüphesi yok. Bir daha niye tutukluyorsunuz? Kaldı ki bilirkişi raporunda da görevi ihmal gibi bir suçlama yapılmış. Onda da zaten savcının ifade alma yetkisi yok. Önce İçişleri Bakanlığı’ndan izin alması gerekiyor gibi birçok hukuken sıkıntılı pozisyonlar var.
Tutukluluk, tutuklu yargılama, en son başvurulacak şeydir. Ağır cezalarda, kaçma şüphesinde başvurulacak bir şeydir. Deliller karartılacaksa yapılacak bir şeydir. Bir defa hukuk şöyle bakar: Herkesi tutuklamayın. Hele suçsuz insanları, beraat etme ihtimali olanları hiçbir zaman tutuklamayın. Bırakın bin tane suçlu gezsin. O kadar önemli değildir. Elbette önemlidir ama o bir kişinin haksız yere tutukluluğu, bin kişinin suçu olduğu hâlde gezmesinden daha önemlidir, der.”



