1. Haberler
  2. Ankara
  3. Oktay: Türkiye, Doğu ve Batı ile İletişimde Avantajlı Konumda

Oktay: Türkiye, Doğu ve Batı ile İletişimde Avantajlı Konumda

Kaos ortamlarında yaşanan süreçlere değinen Oktay, inanılır ve güvenilir olmanın önemine dikkati çekti.

featured

Kaos ortamlarında yaşanan süreçlere değinen Oktay, inanılır ve güvenilir olmanın önemine dikkati çekti.

Oktay, “Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla Beşiktaş’ta bir otelde gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin (STRATCOM) “Küresel Düzende yeni Çerçeve: Strateji İletişim Perspektifi” başlıklı panelinde konuştu.

Oktay, Batı ile Doğu arasında bir güç mücadelesi olduğunu ve Türkiye’nin iki tarafın ortasında yer aldığını söyleyerek, “Doğu ve Batıyla iletişim halindeyiz, onları anlayabiliyoruz. Her iki tarafı da anlayan bir konumdayız. Ülke olarak bu gerçekten çok önemli bir avantaj ve rekabet avantajı da sağlayan bir şey bize. Bu sayede neredeyse çatışma olan her bölgeyle konuşabiliyoruz, iletişim kurabiliyor güvene dayalı bir yaklaşımla bunu yapıyoruz.” dedi.

Güven inşasının yalnızca kriz yönetimiyle sınırlı olmadığını, politika geliştirme süreçlerinde de belirleyici rol oynadığını kaydeden Oktay, belirsizliklerin azaltılmasının, ülkede tesis edilen güven ortamı ve güçlü, güvenilir liderlikle mümkün olduğunu dile getirdi.

Oktay, kaos ortamının yalnızca idari düzeyi değil, enerji, iletişim ve birçok sektörü eş zamanlı etkilediğini, bu etkileri önceden öngörüp buna uygun politikalar geliştirdiklerini ifade etti.

Okay, konuşmasına şöyle devam etti:

“Belki herkes farkında değildir bu hususun ama hükümet sisteminde Türkiye’de yapılan değişim en önemli gelişmelerden biriydi. Parlamenter Sistem’den Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne, Başkanlık Sistemi’ne geçilmesi çok önemli ve güçlü bir karar alma sürecini mümkün kıldı. Böyle bir dönemde bunun yapılmış olması önemli bir esneklik de sağladı. Çünkü krizler ve kaos olduğunda dönüşümün yapılması için en önemlisi esnekliktir. Dönüşümün sağlanması için esnekliğe sahip olmanız, hızlı olmanız lazım ama aynı zamanda nitelikli bir karar alma sürecini de yönetebiliyor olmanız lazım. Başkanlık sistemiyle biz bunu başarmış olduk ve yine güvenilebilir bir lider, güven tesis eden bir lider, yalnızca vatandaşları nezdinde değil, tüm dünya liderleri nezdinde bir güvenin olması çok önemli.”

Oluşturulan yönetim mimarisiyle güçlü bir koordinasyon ve güven ortamı sağlandığının altını çizen Oktay, liderler arasında doğrudan iletişimin tesis edildiğini, bunun vatandaşlarla iletişime de yansıdığını, Cumhurbaşkanı ile kurum ve kuruluşlar arasındaki etkin iletişimin ise karar alma süreçlerini olumlu etkileyerek güvenin pekişmesine katkı sunduğunu vurguladı.

“İletişim Başkanlığının kurulmasıyla doğru ve güvenilir bilgiler tek merkezde toplandı”

Oktay, güven seviyesinin verilen sözlerin eyleme dönüştürülmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu, sözlerin tutulmasının liderliği daha inanılır ve güvenilir kıldığını, Türkiye’nin de bu noktada önemli başarı sağladığını söyledi.

İletişim Başkanlığının kurulmasıyla doğru ve güvenilir bilgilerin tek merkezde toplanıp ilgili tüm aktörlere aktarılmasının stratejik iletişim açısından kritik rol oynadığını ifade eden Oktay, verilere dayalı ve doğruluğu teyit edilmiş bilgilerle oluşturulan mesajların hem yurt içinde vatandaşlara hem de uluslararası kamuoyuna etkin şekilde iletildiğini, bu sürecin İletişim Başkanlığı aracılığıyla başarıyla yürütüldüğünü belirtti.

Kriz dönemlerinde ise ilgili alanlara yönelik koordinasyon birimleri oluşturduklarını, pandemi sürecinde Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda tüm adımların planlı ve eşgüdüm içinde atıldığını vurgulayan Oktay, özellikle kriz dönemlerinde dezenformasyonun ciddi bir tehdit oluşturduğunu, bu kapsamda İletişim Başkanlığı bünyesinde kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin önemli ve faydalı çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Oktay, doğru bilgilerin zamanında iletilmesi, verilerin merkezi şekilde toplanması ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanmasının, politikaların etkinliğini artırarak güvenin önceden tesis edilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin güven ve iletişimin önemini açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Oktay, kısa sürede yapılan çağrıyla vatandaşların sokağa çıkmasının bu güvenin bir göstergesi olduğuna işaret etti.

Suriye’de iç savaş başladığında bir krizin geldiğini öngördüklerini söyleyen Oktay, “Bu iç savaş Suriye’de başladığında AFAD’ın kurucu direktörlerinden biriydim ve hemen şunun farkına vardık, çok büyük bir göç sorunu gelecekti ve bunu cumhurbaşkanlığı seviyesinde ele aldık. ‘Tamamen açık kapı politikası yürüteceğiz’ dedik. Bu o dönem, politik anlamda Türkiye’de çok eleştirildi. Cumhurbaşkanlığı seviyesinde tüm kurumlar çok tutarlıydı, ‘Suriye’de olan biteni göz ardı edemeyiz’ dedik.” ifadelerini kullandı.

Oktay, o dönem AFAD olarak Suriye’den gelen mültecileri karşılama ve en temel gereklilikleri yerine getirmeleri noktasında bütüncül bir yaklaşım sergilediklerini belirterek, “Bir sistem geliştirdik ve ‘Koordinasyon AFAD tarafından gerçekleştirilecek.’ dedik, bu şekilde 5 milyondan fazla mülteciyi alabildik. 12 yıldan fazla oldu ve hala 2 milyondan fazla mülteci var ve bütün dünya bunu nasıl yapabildiğimizi, bu kadar insanla nasıl başa çıkabildiğimizi merak etti. Aslında kamu ve vatandaşlar aynı noktadaydık çünkü vatandaşlarınıza da bu mesajı vermeniz gerekiyor. Bütün Türkiye’nin genelinde durumu vatandaşlarınıza açıklamanız, neden bu politikayı sürdürdüğünüze insanları ikna etmeniz gerekiyor. Kendi vatandaşlarınızı ikna ettiğinizde ve politika mesajlarını kısa ve açık şekilde verebildiğinizde geri kalanı tabi ki kolay olmamakla birlikte operasyonal açıdan gerçekleştirebilir bir noktada oluyor.” değerlendirmesini yaptı.

Oktay: Türkiye, Doğu ve Batı ile İletişimde Avantajlı Konumda

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.