AKREPLERLE TANIŞMASI ÇİFTLİK EVİNDE BAŞLADI
Ören’in verdiği bilgilere göre, laboratuvar ortamında özel sıcaklık ve nem değerleri korunarak yetiştirilen 850 akrepten 450’si sağım için kullanılıyor. Zehir sağımı ayda bir kez yapılıyor ve tüm akreplerden toplamda ancak 1 gram zehir çıkarılabiliyor. Canlı un kurduyla beslenen akrepler, 30 derece sıcaklık ve %65-75 nem oranında tutuluyor. Tesisin enerji ihtiyacı ise güneş panelleriyle karşılanıyor.
Zehir elde etmek için akreplere düşük dozda elektroşok uygulanıyor. Böylece akrep, kuyruk kısmındaki zehri özel tüplere bırakıyor. Her bir hayvanın sağımı yaklaşık 1 dakika sürerken, işlem oldukça dikkat ve hassasiyet gerektiriyor.
Zehirler özel saklama koşullarında, -45 derecede muhafaza ediliyor. Hakan Ören, zehrin özellikle yurt dışındaki kozmetik ve ilaç sanayisinde yoğun talep gördüğünü belirtiyor. Şimdilik kapasite sınırlı olduğu için talepleri beklettiklerini ifade eden Ören, İsviçre ve Almanya’dan firmalarla irtibat halinde olduklarını ve kısa süre içinde ihracata başlamayı hedeflediklerini söylüyor.
Akreple ilgili hiçbir planı olmadığını vurgulayan Ören, “Sadece merak ederek başladım. Zamanla bu alanda ciddi bir bilgi birikimi ve deneyim kazandım. Şimdi hem üretim yapıyoruz hem de bilimsel koşullarda bu hayvanların yaşamını inceliyoruz” dedi.
Güzelçamlı Mahallesi’ndeki çiftlik evinin bahçesinde ilk kez karşılaştığı “Anadolu sarı akrebi” ile bu işe yönelen Hakan Ören, üç yıl boyunca bu canlıların yapısını ve zehrin kullanım alanlarını araştırdı. Öğrendikleriyle harekete geçen genç girişimci, gerekli izinleri alarak 500 metrekarelik alana akrep üretim ve sağım tesisi kurdu.
Hedefinin üretim kapasitesini artırmak olduğunu belirten Hakan Ören, akrep sağım işini Türkiye’de sürdürülebilir bir sektöre dönüştürmeyi amaçlıyor.




Yorumlar kapalı.