Ekonomistler ise bu tablo karşısında uyarılarını peş peşe sıralıyor. Bu isimlerden biri olan Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, yaptığı hesaplamayla asgari ücretin geldiği kritik noktayı ortaya koydu. Kara’ya göre, mevcut asgari ücretin sadece “karnı doyurabilmesi”, yani açlık sınırını yakalayabilmesi için bile asgari yüzde 40’lık bir artış kaçınılmaz.
Türk-İş’in kasım verileri, çalışanların karşı karşıya kaldığı ekonomik baskının seviyesini net biçimde ortaya koyuyor. Buna göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 29 bin 828 TL’ye çıkarken, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 38 bin 752 TL seviyesine ulaştı.
Kira, fatura, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu giderlerin dâhil olduğu yoksulluk sınırı ise 97 bin 158 TL’ye fırlayarak tarihin en yüksek seviyelerinden birine geldi. Mevcut asgari ücret olan 22 bin 104 TL, bu verilerin ışığında temel gıda ihtiyacını dahi karşılayamaz hale geldi.
Asgari ücret görüşmelerinin başlamasına saatler kala kritik bir değerlendirme paylaşan Prof. Dr. Hakan Kara, sosyal medya hesabı üzerinden asgari ücretin açlık sınırı karşısındaki seviyesini matematiksel olarak ortaya koydu. Kara, mevcut ücretin yılbaşı itibarıyla açlık sınırına ulaşabilmesi için uygulanması gereken zam oranını şu ifadelerle açıkladı:
“Yılbaşı itibarıyla asgari ücretin açlık sınırına yetişebilmesi için ücretlere en az %40 zam gerekiyor.”
Kara’nın bu tespiti, masadaki rakamların sadece bir sosyal refah artışını değil, çalışanların temel gıda ihtiyaçlarına ulaşabilmesini bile garanti etmediğini gösteriyor.



