Yeni Audi Q3, sürücünün üzerindeki yükü azaltmak için tasarlanmış bir dizi akıllı asistan sistemine sahip. Özellikle Glasgow gibi tarihi ve dar sokaklara sahip şehirlerde park asistanı plus öne çıkıyor. Yüksek çözünürlüklü kameralar ve ultrasonik sensörler sayesinde en dar alanlara bile aracı hassas bir şekilde park edebiliyor. Bir diğer önemli özellik olan geri vites asistanı, gidilen son 50 metreyi hafızasına alarak aracı bu rota üzerinde otomatik olarak geri hareket ettirebiliyor ve dar alanlardan çıkışı stressiz hale getiriyor.
Otomobili henüz test etme fırsatım olmadı. Ancak, yabancı basın mensuplarının ve önde gelen otomotiv otoritelerinin yorumlarına bakılırsa, kamera sisteminin çözünürlüğü ve yenileme hızı gibi konularda Audi’ye yakışmayan işler çıkartıldığı söyleniyor. Kokpitteki 12 inç dijital ekranı ise nispeten büyük. Lakin, Audi, sadece ekranın yarısının kullanılmasına izin vermiş. Bu da, “tüm ekranı açmak için 9.99” ödeyin gibi bir hava katmış ve kullanıcı deneyimini olumsuz yönde etkilemiş gibi görünüyor. Bilgi eğlence ve navigasyon sisteminde de geliştirmeler yapıldı fakat arayüz ve tepki anlamında rakiplerinden biraz geri kaldığı söyleniyor.
Bu şikayetlerden bazıları, Audi’nin yeni çıkan başka modellerinde de aktarılmıştı. Q3 için yapılan bir diğer önemli yorum ise büyük jantlarda konforun rakiplerine göre geri kalabileceği ve Sportback versiyonda arka görüşün biraz kısıtlandığı yönünde oldu.
Uzun yolculuklarda ise adaptif sürüş asistanı plus devreye giriyor. Bu sistem; hızlanma, frenleme, şerit ve hız takibi gibi görevleri üstlenerek konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. Hatta şerit değiştirme sırasında sürücüye aktif olarak yardımcı oluyor. Trafik işareti tanıma sistemi ise hız limitleri gibi önemli bilgileri doğrudan sürücünün görüş alanındaki “head-up display” ekranına yansıtarak sürüş güvenliğini artırıyor.
Yeni Audi Q3’ün en devrimci yeniliği, şüphesiz aydınlatma teknolojisinde yatıyor. Model, kompakt segmentte bir ilk olan dijital Matrix LED farlarla donatıldı. Bu farların her birinde, sadece 13 milimetre genişliğindeki bir alana sığdırılmış tam 25.600 adet mikro-LED bulunuyor. Her bir LED’in yalnızca 40 mikrometre (insan saçının yaklaşık yarısı kalınlığında) olması, ışığın olağanüstü hassasiyetle kontrol edilmesini sağlıyor.
Bu teknoloji, özellikle gece sürüşlerinde ve kötü hava koşullarında yolu çok daha net ve yüksek kontrastlı bir şekilde aydınlatıyor. Sistemin yetenekleri arasında kendi şeridini aydınlatan şerit ışığı ve aracın şerit içindeki konumunu gösteren oryantasyon ışığı gibi özellikler de yer alıyor. Arkada ise kesintisiz LED ışık şeridine sahip OLED stop lambaları, aracın modern ve teknolojik kimliğini vurguluyor.



