Genç, şunları kaydetti:
“Ramazan Bayramı’nın ilk gününde, Türkiye’de milyonlarca vatandaş için bayramın simgesi olan baklava artık bir gelenek değil, giderek lüks bir tüketim kalemine dönüşmüş durumda.
Son 5 yıllık süreçte baklava fiyatlarında yaşanan artış, yalnızca bir ürünün zamlanması değil; Türkiye’de alım gücünün nasıl baskı altında kaldığının en somut göstergelerinden biridir.
2021 yılında yaklaşık 183 TL olan fıstıklı baklavanın kilogram fiyatı, bugün birinci kalite ürünlerde bin 800 – 2 bin TL bandına, yani 2 bin TL sınırına dayanmıştır.
Sektörde bu fiyat aralığı artık ‘normal’ kabul edilirken, bu tablo birkaç yıl öncesine kadar düşünülemeyecek bir seviyeyi işaret etmektedir.
Son beş yılın toplamına bakıldığında ise baklava fiyatlarının yaklaşık 10 kat arttığı, başka bir ifadeyle yüzde 900’ün üzerinde zamlandığı görülmektedir.
Bu artış, resmi enflasyon oranlarının çok ötesinde, vatandaşın günlük hayatında doğrudan hissettiği gerçek enflasyonu ortaya koymaktadır.
Emekliler için tablo ise çok daha çarpıcıdır. Emeklinin bayram ikramiyesi, ancak 2 kilo baklavaya yetiyor. Bayramın simgesi olan bir ürünün bu kadar sınırlı hale gelmesi, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkışmayı açıkça ortaya koymaktadır.



Yorumlar kapalı.