Peki, bu boykotlar gerçekten etkili mi? Ekonomik yansımaları ne olacak? Markalar bu süreci nasıl yönetmeli?
Bu sorulara yanıt arayan bağımsız araştırma şirketi AGS Global, 27 Mart – 1 Nisan 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Boykot Kültürü: Algılar ve Etkiler” başlıklı araştırmayla, kamuoyunun nabzını tuttu.
Araştırmaya katılanların neredeyse yarısını Z kuşağı gençleri oluşturuyor. Katılımcıların %72,3’ü bir markayı boykot etme nedenlerinin başında, o markanın politik duruşunun geldiğini belirtiyor. Hizmet ve ürün kalitesi (%9,2) ile sosyal medya kampanyaları (%5) diğer motivasyonlar arasında öne çıkarken; fiyat politikası ve dini değerler gibi unsurlar %1,4 ile en düşük etkiyi yaratıyor.
Katılımcıların %58,9’u boykotların etkili olduğunu düşünürken, %36,9’u ise kısmi etkiler gördüğünü belirtiyor. Boykotların etkisiz olduğunu düşünenlerin oranı ise yalnızca %4,3.
Araştırmada, katılımcıların %50,4’ü İsrail destekçisi markalara yönelik boykotu kesin olarak desteklerken, %29,1’i kısmen desteklediğini ve bazı markaları kullanmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Böylece her 10 kişiden 8’i bu tür boykotlara olumlu yaklaşıyor. Bu tutumu desteklemeyenlerin oranı ise %15,6’da kalıyor.
Katılımcıların %44,7’si boykotların halkın tepkisini göstermesi açısından önemli olduğunu düşünürken, %34,8’i yerli markaların bu süreçten zarar görebileceğini söylüyor. Her 10 kişiden 6’sı (%59,6) ise bu durumun Türkiye ekonomisine doğrudan zarar vereceği görüşünde.
Özellikle Z kuşağının %66,7’si boykotu desteklemezken, 35-44 yaş aralığında bu oran %30’a kadar geriliyor. Bu da boykot eğiliminin yaş gruplarına göre ciddi farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.




Yorumlar kapalı.