Çiftçinin artan maliyetler karşısında ürettiği üründen para kazanamadığını kaydeden Gürer, şöyle konuştu:
“Gübrenin, ilacın, tohumun, mazotun fiyatları katlıyor. Çiftçi, ürettiği ürünü mal ettiği fiyatla dahi satamıyor. Artan girdi maliyetleri yanında düşük alım fiyatları çiftçiyi topraktan soğuttu.
Tarlada kalan ürünler, yetersiz desteklemeler, planlı üretime geçilmede yaşanan sorunlar tarımın başlıca sorunları ama bu yıl zirai don ve kuraklık da ayrıca çiftçiye büyük darbe vurdu.
Zirai don nisan ayında gerçekleşti. Bu konuda destekler sağlanmadı, zararlar karşılanmadı. Bir de buna kuraklık eklenince üretim ve verim kayıplarında ciddi artışlar meydana geldi. Çiftçi, krediyle sağladığı üretimi ürün olmayınca krediyi ödeyemediği için icraya düşme durumuna geldi.
Bu bağlamda sahte gıda, pestisit gibi toplum tarafından da çok tartışılan olumsuzluklar da beraberinde gelince üreticiler için zor bir yıl daha gerçekleşti. Geçen yıl çok zor geçmişti, 2025 yılında umut vardı ama umut gerçekleşmedi. Hayvancılık yapan da, çiftçilik yapan da beklediği geliri sağlayamadı. Bu nedenle ödeme gücü içinde değiller.
Çiftçilerin borçları mutlaka ötelenmeli, faizleri silinmeli, ek destek verilmeli, mazotta ÖTV, KDV kaldırılmalı.
Zirai don destekleri bir an önce, ÇKS’si olsun olmasın tüm çiftçilere verilmeli. Ayrıca çiftçiler için TARSİM yeniden yapılandırılmalı ve TARSİM’in çiftçinin yanında olan bir yapıya dönüşmesi sağlanmalı.
Kamu yeniden alımlara girmeli, taban fiyat uygulamasına geçilmeli, çiftçiye sahip çıkılmalı. Eğer çiftçiye sahip çıkılmazsa gıdada sorunlar artar, raftaki ürünün fiyatı katlanır ve üretimde Türkiye geriye düştükçe ithalat daha da çoğalır.



