Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Sanayi Üretim Endeksi verilerine göre, sanayi üretimi 2024 yılı boyunca dalgalı bir seyir izledikten sonra Kasım ve Aralık aylarında yükseliş gösterdi. Eğilmez, 2025’e ilişkin resmi veri olmadığını belirterek bu toparlanmanın devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
Bu deyim reel sektör için kullanılmadığı halde sanayi üretiminin ve imalat sanayinde kapasite kullanım oranının durumuna bakınca nedense aklıma bu deyim geldi. Aşağıdaki grafik sanayi üretim endeksinde aylık değişimleri (bir önceki yılın aynı ayına göre sanayi üretimindeki değişimleri gösteriyor (kaynak: TÜİK, Sanayi Üretimi Endeksi, Aralık 2024.)
Sanayi üretimi 2024 yılının ikinci ayından itibaren düşüş yaşamış, son iki ayda artıya geçmiş ve Aralık ayında ciddi bir sıçrama göstermiş görünüyor. Elimizde henüz 2025 yılına ilişkin veriler olmadığı için bu sıçramanın bu yılın ilk iki ayında ne durumda olduğunu henüz bilmiyoruz. Şimdi bir de BIST – Sanayi Endeksine bakalım (kaynak: Google Finans.)
BIST-Sanayi Endeksi de benzer bir görünüm sergiliyor. Bu endekste 2025 yılının ilk iki ayı verileri de elimizde olduğu için daha güncel bir görünüme sahibiz. Buna göre 2024 yılı sonlarında yaşanan çıkış 2025 başında yeniden düşüşe dönüşmüş.
Sanayi üretiminin önemli göstergelerinden biri olan imalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO) ise Kasım 2024’te yükseliş kaydetmesine rağmen sonraki aylarda düşüş eğilimine girdi. Son üç aydır süren bu gerileme, üretim kapasitesinin tam olarak kullanılamadığına işaret ediyor.
Şimdi bir de sanayi üretiminin önemli göstergelerinden olan imalat sanayi kapasite kullanma oranına (KKO) bakalım
KKO, 2024 yılında dalgalı bir seyir izledikten sonra inişe geçtikten sonra Kasım ayında ciddi bir sıçrama yapmış ama sonraki aylarda o düzeyde kalamayıp yeniden düşüşe geçmiş. KKO, son üç aydır sürekli bir düşüş içerisinde görünüyor.
Eğilmez’e göre sanayi üretimindeki dalgalanmayla paralel olarak Borsa İstanbul Sanayi Endeksi (BIST-Sanayi) de benzer bir hareket sergiliyor. Endeks, 2024’ün sonlarında yükselişe geçmiş olsa da 2025’in başında yeniden düşüşe geçti. Eğilmez, bu hareketlerin finans piyasalarında “ölü kedi sıçraması” olarak adlandırılan, büyük bir düşüşün ardından gelen kısa vadeli yükselişlere benzer bir durum olabileceğini değerlendirdi.
Bütün bu gelişmeler sanayide 2025 yılıyla birlikte yeni bir ivme kaybı yaşandığını ortaya koyuyor. Sanayi sektörünün Türkiye’nin toplam üretimindeki (GSYH’deki) payı yüzde 22 dolayında olmakla birlikte bu sektör, finansal hizmetler, inşaat, taşımacılık gibi hizmet sektörü alt sektörlerinin üretimini etkilemesi ve yüksek istihdam sağlaması bakımından büyüklüğünün birkaç katı etkiye sahip bulunuyor. Bu etki ekonominin büyüme oranına yansıyor. Önümüzdeki aylarda sanayi sektörünün gidişi bize sanayi sektöründen öte ekonominin büyüme oranının da ne yönde ve nasıl gideceğini gösterecek.
Eğilmez’e göre sanayi sektöründeki bu ivme kaybı, Türkiye ekonomisinin genel büyümesine de etki edebilir. Sanayi sektörünün Türkiye’nin GSYH’sindeki payı yüzde 22 seviyesinde olmasına rağmen, finans, inşaat ve taşımacılık gibi sektörlerle bağlantısı nedeniyle çok daha geniş çaplı etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Eğilmez, sanayi üretimindeki toparlanmanın kalıcı bir büyümeye mi yoksa kısa vadeli bir sıçramaya mı işaret ettiğinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini değerlendirdi.
Eğilmez’in yazısının tamamı şu şekilde:



