Küresel Ekonomide Trump Etkisi ve Piyasa Reaksiyonu
Uzmanlar, ABD’nin eski Başkanı Trump’ın tarifelerle ilgili attığı adımların, özellikle Çin ile yapılan görüşmeler sonrası yaşanan %145’lik tarifelerin %30’a, %115’liklerin ise %6.5 trilyon dolarlık piyasa hareketine neden olduğunu belirtti. Bu hareketlerin hisse senedi, tahvil, faiz ve kur piyasalarını etkilediği, hisse senedi tarafının düzelip neredeyse yılbaşı seviyelerine döndüğü gözlemlendi. S&P, Nasdaq, ve Dow gibi endekslerin yılbaşından bu yana sıfıra yaklaştığı, ancak DAX, Eurostock ve Hang Seng gibi Euro bazlı endekslerin çift haneli getiriler sağladığı vurgulandı.
Dolar Endeksi ve Kur Piyasalarındaki Paradigma Değişimi
Dolar endeksi (DXY) 100.701 civarında sabit kalırken, Sterlin’in 1.32-1.33 seviyelerinde işlem gördüğü belirtildi. G10 para birimlerinin tamamının dolara karşı değer kazandığı, İsviçre Frangı’nın kısa vadelilerde negatif getirilere ulaşarak baskılandığı, Yen’in ise 146 seviyesinde değerlendiği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun bir “paradigma değişimi”ne işaret ettiğini, özellikle Parite’nin (EUR/USD) 1.03-1.04’lerden 1.15’e yükselmesinin hemen geri dönülemeyecek bir hareket olduğunu savundu. Dolar endeksindeki bu hareketin ve diğer para birimlerindeki değerlenmenin “güvenli varlık” talebinden kaynaklandığı, fonların o tarafa akmış durumda olduğu aktarıldı.
Trump’ın tarifeler gibi bazı politikalarının hesaplanmış (“calculated”) olmadığı, ani kararlar gibi göründüğü ve güvenilirliğinin sorgulanması gerektiği fikri dile getirildi. Bu güvenilirlik eksikliğinin de insanların kendilerini koruma (“hedge”) çabalarına yönlendirdiği belirtildi. Paritede daha önce 1.05-1.06 seviyeleri konuşulurken, artık 1.12-1.13’lerin ve hatta yıl sonu için 1.15-1.18 aralığının tahmin edildiği, JP Morgan gibi kurumların 1.20 tahmininin bile bulunduğu aktarıldı. Dolar endeksi grafiğinin 70’lerden bu yana ilginç hareketler sergilediği (160 ve 120 gibi zirveler) ve son düşüşün bu değişimin bir parçası olabileceği ancak devam edip etmeyeceğinin net olmadığı yorumu yapıldı.
Resesyon Kaygıları Azalıyor, Enflasyon Verileri Geliyor
ABD’de resesyon kaygılarının bir miktar törpülendiği, Barclays gibi bazı kurumların artık resesyon beklemediği, Atlanta Fed Başkanı Bostic’in bu yıl bir faiz indirimi beklediğini ve resesyon olasılığını yüksek görmediğini belirttiği paylaşıldı. Enflasyon verisinin %2.3 olarak açıklandığı ve bunun bazı MTA fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığı ifade edildi.
Bazı emtialarda yılbaşından bu yana yaşanan düşüşler dikkat çekiyor: UK doğalgazı %30, WTI petrol %12, Brent petrol %12, Benzin %4, Demir madeni %3, Alüminyum %2 düştü. Buna karşılık Altın %22, Gümüş %12 ve Kahve %19 oranında değer kazandı. Buğday, mısır ve pamuk gibi tarımsal emtialarda da düşüşler yaşandı. Bu tablo, enflasyonist etkinin beklendiği kadar baskın olmayabileceği fikrini güçlendiriyor.
Avrupa Merkez Bankası ve Faiz Farkları
Avrupa tarafında ise Kazak gibi ECB konsey üyelerinin ve Lagarde’ın “terminal rate”e çok yakın olduklarını, enflasyon ve faiz arasında büyük bir fark kalmadığını belirttikleri, bu tarafta büyük bir hareket beklenmediği aktarıldı. Amerika’da Fed faizinden bahsedilirken yıl sonu için 1.5-2 adet faiz indirimi (2025 için 2, 2026 için 1.5) fiyatlandığı, ima edilen faizin 3.8’e kadar düşeceği beklentisi olduğu, ancak yine de dolar ve euro sepetinde dolar lehine bir faiz farkının devam ettiği kaydedildi.
M2 Para Arzı ve Varlık Efekti




Yorumlar kapalı.