Verilere göre en düşük emekli aylığı alan kişi sayısı birkaç yıl içinde katlanarak arttı. Prim gün sayısı ve kazanç düzeyi gözetilmeden yapılan iyileştirmeler, kamuoyunda “çok çalışanın aleyhine sonuç doğurduğu” eleştirilerine neden oldu. Uzmanlar, mevcut yapının sürdürülebilirliği ve adalet boyutunun daha sık gündeme geleceğine dikkat çekiyor.
Kulislerde, uzun süredir devam eden maaş tamamlama sisteminin kademeli olarak sonlandırılabileceği iddiaları yer alıyor. Yeni yaklaşımın, “maaş odaklı” yapıdan uzaklaşıp “gelir ve ihtiyaç odaklı” bir çerçeveye dayanacağı belirtiliyor. Bu modelde yalnızca emekli aylığı değil, haneye giren toplam gelir ve yaşam koşullarının esas alınması öngörülüyor.
SGK’nın eski başmüfettişlerinden İsa Karakaş’ın değerlendirmelerine göre, üzerinde durulan seçeneklerden biri çok aşamalı bir destek mekanizması. Buna göre farklı kurumlardan alınan yardımların tek bir sistemde izlenmesi, sosyal desteklerin daha şeffaf hale getirilmesi ve mükerrer ödemelerin önlenmesi hedefleniyor. SGK ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerinin entegre edilmesi de planlamalar arasında.
Yeni modelde ayni yardımlar yerine dijital ve esnek desteklerin öne çıkabileceği ifade ediliyor. Kömür veya gıda kolisi gibi kalemler yerine, ihtiyaç sahiplerine kart üzerinden nakit tanımlanması; kira, fatura ve benzeri temel giderlere yönelik hedefli katkıların artırılması seçenekler arasında yer alıyor. Bölgesel yaşam maliyetlerinin de hesaplamalara dâhil edilmesi bekleniyor.
Karakaş, kök aylık ile fiili ödeme arasındaki farkın yeni sistemde belirleyici olabileceğine işaret ediyor. Hanedeki kişi başına düşen gelirin temel kriter haline gelmesi durumunda, toplam geliri belirlenen eşiklerin üzerinde kalan bazı emeklilerin zam artışlarından sınırlı yararlanabileceği ya da belirli dönemlerde artış alamayabileceği dile getiriliyor.




Yorumlar kapalı.