Kısa bir süre sonra, daha profesyonel bir üretim yapmak amacıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvuran Özcan, “Seracılığın Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Bu destek sayesinde, geçen yıl 240 metrekarelik modern bir sera kurarak, profesyonel anlamda sebze üretmeye başladı.
Serada ürettiği marul, domates, salatalık, pazı ve karalahana gibi sebzelerle, hem aile bütçesine katkı sağladı hem de kırsal ekonomiye değer kattı. Özcan, “Seracılık sayesinde çok daha verimli ve kazançlı bir üretim yapabiliyoruz. Eskiden sadece sebze yetiştirecek kadar alanımız yoktu. Şimdi ise hem serada hem dışarıdaki alanlarda fide yetiştirebiliyoruz” diyor.
Şerife Özcan’ın hikayesi, sadece kendi hayatını değiştirmekle kalmayıp, kadın girişimcilerin de hızla arttığına dair umut verici bir örnek oluşturuyor. Özcan, “Çalışıp, üretip kazanmayı seviyorum. Köyde, doğayla iç içe olmak bana huzur veriyor. Şehirde yaşamaktansa kırsalda olmak çok daha keyifli” diyerek, kırsal alanda girişimcilik yapmanın aslında ne kadar değerli bir fırsat sunduğunu vurguluyor.
Kadınların, kırsal alanda kendi işlerini kurarak ekonomiye katkı sağlama ve ailelerinin geçimlerini sağlamada nasıl bir rol oynayabileceği konusunda Özcan, çok önemli bir örnek teşkil ediyor.
Seracılığın başlangıcında büyük bir zorluk çektiklerini söyleyen Özcan, devlet desteğiyle kurdukları sera sayesinde üretimlerini önemli ölçüde artırdıklarını belirtiyor. “Seracılığa başlamak zorlu bir süreçti, ancak devletimizin verdiği destekle işlerimiz büyüdü. Şu anda sadece sebze yetiştirmekle kalmıyor, fidelerimizi de kendi başımıza yetiştiriyoruz” diyor.




Yorumlar kapalı.