Karakaş’ın dikkat çektiği en önemli nokta, emeklilik tarihlerine göre oluşan adaletsizlik. 2022 yılında emekli olanlar, 2023 yılında emekli olanlara göre belirgin şekilde daha yüksek maaş alıyor. Bu durum, aynı prim gün sayısına ve çalışma süresine sahip olsalar dahi, emeklilik tarihlerindeki farklılıktan dolayı büyük bir mağduriyet yaratıyor.
Dahası, 2024 yılında emekliliği erteleyip çalışmaya devam etmeyi tercih edenler de benzer bir risk altında. 2025 veya 2026 yılında emekli olmaları halinde, daha düşük maaşlarla karşılaşma ihtimalleri yüksek. Karakaş’ın verdiği çarpıcı örnek ise, sistemdeki çarpıklığı gözler önüne seriyor: “31 Aralık 2024 günü yerine 1 Ocak 2025 günü emeklilik dilekçesini veren bir Bağ-Kur’lu ya da özel sektör çalışanı, sırf bir gün daha fazla çalıştı diye %30’lara varan daha düşük emeklilik maaşıyla karşı karşıya kalıyor.”
Bu durum, sadece emekli olanları ve olacakları üzmekle kalmıyor, aynı zamanda sistemden kaçışları da hızlandırıyor. Vatandaşlar, daha az maaş alma endişesiyle emeklilik tarihlerini dikkatli bir şekilde hesaplamaya çalışırken, SGK hem prim gelirlerinden mahrum kalıyor hem de daha erken maaş ödemek zorunda kalıyor. Yani, SGK bu süreçte çift taraflı kayıp yaşıyor.




