Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi ve üretim altyapısına sahip, AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle özgün, yenilikçi ve rekabetçi üretim yapan ülkelerin kalkınma yarışında bir adım önde yer alacağını söylemişti.
Türkiye’de teknoloji geliştirmek için birçok çalışma yaptıklarını vurgulayan Bakan Kacır, OSB’leri (Organize Sanayi Bölgeleri) yüksek teknolojiye dayalı, yenilikçi üretim yöntemlerinin benimsendiği, katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği merkezler haline getirdiklerine dikkati çekmişti.
Konuyla ilgili değerlendirme yapan Süme Endüstri Şirketinin Kurucusu ve Genel Müdürü Kemal Süme, sanayi devrimiyle birlikte makine teknolojisinin her geçen gün hız kazandığını belirterek, makine gelişiminin “insan gücü” için tehdit olarak görenlerin sayısının azımsanmaması gerektiğini söyledi.
İlerleyen dönemlerde makinaların elektrik ve elektronik teknolojileri ile entegrasyonunun da gelişeceğini aktaran Süme, “Makineleşmeyi insan gücüne tehdit olarak gören gruba bir de insanlığın geleceğine tehdit olanlar eklendi. Ancak o dönemlerde her iki grubu da rahatlatan yegâne unsur, makinaların kontrolünün insan elinde olmasıydı” dedi.
Endüstriyel gelişim adımlarının Endüstri 1.0’dan itibaren ivme kazandığından bahseden Süme, şunları kaydetti:
“Bugün Endüstri 4.0, 5.0 ve içine girmekte olduğumuz 6.0 yaklaşımları arasında keskin bir geçişten bahsetmek güçtür. Ülkelere, sektörlere ve projelere bağlı olarak eş zamanlı bir değerlendirmede bulunmak daha anlamlı olacaktır. Bundan sonraki süreçte ise hammadde kıtlığı, verim ihtiyacı ve iklim krizi gibi sebeplerle dünya dışında da arayışın kuvvetleneceği bir Endüstri 7.0’dan bahsetmeye başlayacağımız yıllar uzak görünmemektedir. Endüstri 7.0, eski dünya ve yeni dünya kavramlarını da beraberinde getirecek.”
İşletmelerin ve organizasyonların üretken yapay zeka (Generative AI) kullanımının arttığına dikkati çeken Süme, dünyada ve Türkiye’de yapay zekanın daha çok önem kazandığını ifade ederek, şöyle konuştu:
Yorumlar kapalı.