İlkbaharda yaşanan zirai don ve kahverengi kokarca istilası, Türkiye’nin fındık üretimini büyük oranda etkiledi. Normal şartlarda 600-700 bin ton arasında olan üretimin bu yıl 500 bin tonun altına düşeceği tahmin ediliyor. İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, Ferrero ile Türk fındık üreticileri arasındaki gerilimi gündeme taşıyarak, küresel çikolata sektöründeki tedarik risklerine dikkat çekti.
Habere göre, dünya fındık üretiminin yaklaşık dörtte birini kullanan Ferrero, Türkiye’den yaptığı alımları erteledi ve Şili ile ABD’den tedarik sağlamaya başladı. Ancak bu strateji piyasadaki baskıyı hafifletmeye yetmedi.
Son 20 yılda Türkiye’ye olan bağımlılığını azaltmak isteyen Ferrero, Şili, ABD, Sırbistan ve İtalya’da üretim tesislerine yatırım yaptı. Şirketin bu bölgelerdeki üretim kapasitesi yıllık 100 bin tona ulaştı.
Ferrero Fındık Genel Müdürü Marco Botta, bu çeşitliliğin şirketi piyasa dalgalanmalarına karşı koruduğunu belirterek, “Türkiye’de don ve kuraklık yaşanırken, diğer bölgelerden temin yapabiliyoruz,” dedi. Ancak Botta, Türkiye’nin hâlâ Ferrero’nun küresel tedarik zincirinde kilit bir rol oynadığını vurguladı.
Karadenizli üreticiler, bu yılki düşük verim ve yüksek maliyetlerle mücadele ediyor. Ordu’da üretici Saadettin Irmakçı, “Fiyatlar yükseldi ama bizim için hiçbir şey değişmedi” diyerek hasadının yalnızca 30 kilogramla sınırlı kaldığını söyledi. Artan işçi ücretleri ve enflasyon, üreticinin gelirini düşürüyor. Irmakçı, “Karadeniz’de bir balıkçı bir günde kazandığını, biz bir yılda kazanamıyoruz” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi.
Fındık ihracatçısı Fırat Bakıcı, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü kaybetme tehlikesine dikkat çekti. Bakıcı, “Şili agresif biçimde büyüyor, 5-10 yıl içinde üretimlerini 200 bin tona çıkarabilirler. Türkiye markalaşamadı, hep Avrupa’nın taşeronu gibi davrandı” dedi.



