1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Gürses :Basra harap oldu ama enflasyon düşecekti

Gürses :Basra harap oldu ama enflasyon düşecekti

Ancak bir taraftan da şubat başındaki birinci Enflasyon Raporu’nda yapılan yılsonu için yüzde 24’lük enflasyon tahmini, bu ikinci raporda değiştirilmediği gibi gerçekleşme olasılığı şubat ayındaki tabloya göre çok daha güçlü biçimde yükselmiş durumda.

featured

Ekonomist Uğur Gürses’e göre, siyasi gerilimle tırmanan döviz talebi ve portföylerdeki dönüş, kur şokunu beraberinde getirdi. Gürses, “Basra harap olmuştu. Ama iyi haber; enflasyon düşecekti” ifadesiyle, para politikasıyla sağlanmaya çalışılan iyimserliğe dikkat çekti.

Nasıl olmasın ki? 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan süreç ve bunun getirdiği çalkantı ‘bir çuval inciri berbat etmişti’.

Ancak bir taraftan da şubat başındaki birinci Enflasyon Raporu’nda yapılan yılsonu için yüzde 24’lük enflasyon tahmini, bu ikinci raporda değiştirilmediği gibi gerçekleşme olasılığı şubat ayındaki tabloya göre çok daha güçlü biçimde yükselmiş durumda.

Şubat ayındaki raporda politika faizi yüzde 45 iken, rapor sonrası yaşanan siyasi ve finansal gelişmelerle bu oran yüzde 46’ya çıktı. Fiili fonlama faizi ise yüzde 49 seviyesinde. Gürses, Merkez Bankası’nın piyasadan net 27 milyar TL likidite çektiğini, para piyasası faizinin ise yüzde 45,80’e gerilediğini belirtti. Bu tablo, teknik olarak bir gevşemenin başladığına işaret ediyor.

Basra harap olmuştu. Ama iyi haber; enflasyon düşecekti.

Politika faizine ilişkin asıl kararın 19 Haziran’daki Para Politikası Kurulu toplantısında verileceği tahmin ediliyor. Gürses, “Temkinli bir duruşla önce 2 puan, ardından 24 Temmuz’da 3 puanlık bir faiz indirimiyle ‘eski patika’ yakalanmış olacaktır” yorumunu yaptı.

Yargının araçsallaştırılmasıyla parlayan siyasi kriz, döviz çıkışına ve portföylerde dövize dönüşü getirince yüklü döviz müdahalesi ve TL faizlerinin yükseltilmesine yol açtı. Şubat ayında yüzde 45’lik bir politika faizi geçerli iken, izleyen aylarda da piyasa analistlerince kademeli bir gevşeme öngörüsü varken, Banka yılsonu için yüzde 24’lük bir enflasyon tahminini açıklamıştı. Kriz patlak vermeden önce ise yüzde 42.5’luk politika faizi geçerliydi.

Gelinen noktada politika faizi, Şubat tablosunun da 1 puan üzerinde yüzde 46’da, fiili olarak geçerli fonlama faizi ise yüzde 49’da.

Raporda, trend enflasyonun yüzde 4’ten yüzde 2,5’e gerilediği belirtilirken, Başkan Karahan kur geçişkenliğinin geçmişe göre daha düşük olduğunu vurguladı. Gürses, “Karahan ve Akçay’ın mesajları aynı derede iki kez yıkanılmaz” yaklaşımını yansıtıyor” dedi.

Şimdi, kredi kısıtlamalarına ek olarak faiz seviyesi de iş kesiminden sesler yükselmesine neden olmaya başladı.

Ancak tüm bu teknik iyileşmelerin siyasi belirsizlikle gölgelenebileceği uyarısını yapan Gürses, “Siyasi alanda yeni bir kriz bu tabloyu bir gecede tersine çevirebilir. Ekonomik yavaşlamaya karşı siyasi irade ‘yeter artık’ diyebilir” ifadesini kullandı.

Dün bu tablo ışığında gevşemenin nasıl olacağı sorulduğunda, Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, gevşemenin hangi kanaldan nasıl olacağı konusunda seçeneklerin olduğunu, bunun da bir sonraki PPK toplantısına kadar veri odaklı bir çerçevede değerlendirileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kredi Garanti Fonu’na (KGF) ilişkin “Tulumbaya suyu dökmekte fayda var” açıklamasına dikkat çeken Gürses, bu adımın selektif kredi desteği mi yoksa geniş çaplı bir teşvik mekanizması mı olacağını sorguladı. “Geçmişte olduğu gibi genel bir musluk işlevi görecekse, Merkez Bankası’nın tüm anlatısı bando mızıka merasimine dönüşür” dedi.

Görünen o ki; Merkez Bankası yönetimi, kur şoku atlatıldıktan sonra, iki kademeli sıkılaşma sonrasında önceki enflasyon eğiliminin çok bozulmadan devam ettiğini, bu sıkılığı bir süre daha koruyarak duruma bakacak. Ne zamana kadar? En yakın tarih, 3 Haziran’daki Mayıs enflasyon verilerinin açıklanması sonrasındaki hafta içerisinde. Banka mevcut fonlama seviyesini yüzde 46’lık politika faizinden değil, yüzde 49’luk seviyeden yaparken, Rapor toplantısının yapıldığı bugün (22 Mayıs) itibariyle yüzde 46’yla verdiği para 23 milyar TL, çektiği para 50.7 milyar TL ile nette 27 milyar TL likidite çeker duruma geçmişti. Fonlama ortalaması yüzde 46 olurken, piyasada geçerli para piyasası faizi (TLREF) yüzde 45.80 seviyesine gerilemiş durumda.

Raporda yer alan “Hanehalkı Enflasyon Beklentileri” analizinde, geçmişte yüksek enflasyona maruz kalan bireylerin beklentilerinin daha yüksek olduğu ortaya konuldu. Gürses, “45 yaş üstü bireylerin beklentisi gençlere kıyasla belirgin şekilde yüksek” bulgusuna işaret etti. Yıllık enflasyonda yüzde 30’un üzerindeki deneyimlerin, beklentileri kalıcı biçimde yükselttiği tespit edildi.

Fiili olarak gevşeme bugün itibariyle gerçekleşti. Yani 18 Nisan’daki PPK toplantısıyla yapılan ilave sıkılaşmanın-ilavesi de son buldu.

Ancak Merkez Bankası’nın gevşeme ile ima ettiği politika faizine ne olacağında.

Sonuç olarak Gürses, fiyat istikrarında yaşanan bozulmaların sadece ilgili döneme değil, uzun yıllara yayılan olumsuz etkiler doğurduğunu vurguladı: “Bu nedenle fiyat istikrarı hedefine ulaşılıp bu istikrarın korunması büyük önem taşıyor.”

Gürses’in yazısı şu şekilde:

Patika ne?

İşte 3 Haziran sonrası hafta bakılacak olan veriler buna alan açarsa 19 Haziran’daki PPK toplantısında bu gevşeme penceresi açılabilir. Eğer siyasi kulvarda genel tabloyu bozacak yeni bir gelişme olmazsa faiz indiriminin kapısı açılacaktır. Tahminim, temkinli bir duruşla önce 2 puan, 3 Temmuz’daki enflasyon verisi sonrasında 24 Temmuz’da 3 puan indirimle, “eski patika” yakalanmış olacaktır.

Gürses :Basra harap oldu ama enflasyon düşecekti

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.

Sosyal Medyada Biz