Bu başarıyı, 2018’de tanıtılan ve bugün hala dünyanın en çok satan hidrojen yakıt hücreli binek aracı unvanını taşıyan Hyundai NEXO izledi. 666 km’lik etkileyici menzili, gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve akıllı park teknolojileriyle NEXO, hidrojenin günlük kullanıma ne kadar uygun olabileceğini tüm dünyaya gösterdi.
Hyundai, edindiği bu tecrübeyi şimdi daha geniş kitlelere ulaştıracak bir modelle taçlandırıyor. 2024’te konsept olarak tanıtılan ve Latince ‘başlangıç’ anlamına gelen INITIUM, bu yeni dönemin habercisi. INITIUM’un seri üretim versiyonunun 2025 yılının ilk yarısında tanıtılması planlanıyor. Bu model, özellikle uzun menzil, ferah iç hacim ve güçlü motor performansı arayan aileleri hedefliyor.
INITIUM, sadece teknolojisiyle değil, tasarımıyla da iddialı. Araç, Hyundai’nin hidrojen çözümlerini çatısı altında toplayan HTWO markasının yeni tasarım dili olan “Art of Steel” felsefesiyle şekillendirildi. Bu tasarım yaklaşımı, markanın sadece otomobil üretmekle kalmayıp, sıfır emisyonlu bir hidrojen ekosistemi yaratma vizyonunu da yansıtıyor. HTWO, yüksek performanstan şehir içi ulaşıma kadar geniş bir alanda bütünsel hidrojen çözümleri sunmayı amaçlıyor.

Peki, Hyundai‘nin bu yenilikçi hidrojenli modelleri Türkiye’ye gelecek mi? Şu an için en büyük engel, Türkiye’de yaygın bir hidrojen dolum istasyonu altyapısının bulunmaması. Tıpkı elektrikli araçların ilk dönemlerinde yaşanan şarj istasyonu yetersizliği gibi, hidrojenli araçların yaygınlaşması da bu altyapı yatırımına bağlı. Ancak, hidrojenli araçlar da sıfır emisyona sahip olduğu için, mevcut elektrikli araçlar gibi düşük ÖTV dilimlerinden faydalanma potansiyeline sahip. Altyapı sorunu çözüldüğünde, hidrojenli araçlar rekabetçi fiyatlarla pazara girebilir.





Yorumlar kapalı.