Bahadın’da ilk etapta evlerinin önündeki 1 dönümlük bahçede sebze ve domates yetiştiriciliğine başlayan Gül Akyol, üç yıl boyunca organik üretim yaptı. Ardından çilek üretimine yönelen Akyol, geçen yıl ektiği çileklerin yoğun ilgi görmesiyle taleplere yetişemez hale geldi.
Ankara’daki yoğun tempodan uzaklaşıp doğayla iç içe bir yaşama geçmenin huzurunu yaşadıklarını söyleyen Gül Akyol, büyükşehir stresinden uzaklaştıklarını ifade etti. Akyol, “Ankara’daki evimizi kiraya verdik ve buraya taşındık. Beton binalar arasında sıkışmış gibiydik, şimdi burada gerçekten yaşadığımızı hissediyoruz” diyerek bu kararlarından hiçbir zaman pişman olmadıklarını vurguladı.
Akyol, önümüzdeki 15 gün içinde çileklerin kızarmaya başlayacağını ve hasat sürecine geçeceklerini belirtti. Yeni üretim alanlarıyla birlikte bu yıl daha fazla talebi karşılayabileceklerini ifade eden Akyol, yerel üretimin ve emeğin değerini yaşadığı her gün daha iyi anladığını söyledi.
Bu yıl Konya Ovası Projesi (KOP) desteğiyle 2 dönümlük ek bir araziye daha çilek eken Akyol, bahçede geçirdiği zamandan büyük keyif aldığını dile getiriyor. “Sabah giriyorum, akşam olmuş fark etmiyorum. Toprakla olmak bambaşka bir his,” diyen Akyol, ürünlerin gelişimini heyecanla takip ettiğini belirtiyor.




Yorumlar kapalı.