Bu zorlu tablonun ortasında, kredi kartlarına yönelik yeni bir adım atılacağı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Hatırlanacağı üzere Şubat ayında kredilerde vadeler artırılmış, 100.000 TL üzeri tutarlarda 24 ay taksit sınırı 250.000 TL’ye yükseltilmişti. Şimdi ise kredi kartından kullanılan nakit avans limitinin 25.000 TL’den 50.000 TL’ye, yani iki katına çıkarılması planlanıyor. Ayrıca 3 aylık vade sınırının da 6 aya yükseltilmesi bekleniyor.
Bu düzenlemeler, ay sonunu zor getiren vatandaşlar için geçici bir pansuman veya borcu öteleme imkanı sunabilir. Ancak nakit avans faiz oranının %5 olduğu unutulmamalı. Bu oranla 25.000 TL’yi 3 ayda ödediğinizde, geri ödeme 27.500 TL’ye ulaşıyor. Sadece 2 ay için aldığınız paranın %10 fazlasını ödüyorsunuz ki bu, 2 ayda %10 oldukça büyük bir rakam. Nakit avans limiti 50.000 TL’ye yükselse bile aynı %5 faiz oranı geçerli olacak. Yüksek faizle borçlananlar geri ödemekte zorlanıyor, bu da borcun katlanmasına yol açıyor.
Piyasadaki bir diğer endişe verici gösterge ise takipteki alacaklardaki hızlı artış. Gerek tüketici kredileri, gerekse kredi kartları için takipteki kredilerin oranı geçen yıl %1,5 civarındayken, bu yıl %4’e yaklaşmış durumda. Bu, iki katından fazla bir artış anlamına geliyor. İşte kredi kartlarına yönelik bu düzenlemelerin asıl sebebinin sadece vatandaşı değil, aynı zamanda bankaları rahatlatmak olduğu da dile getiriliyor.
Sektörün üst düzey bir temsilcisinden gelen uyarı ise tablonun ciddiyetini artırıyor. Sanayi ve KOBİ tarafında işten çıkarmaların başlamasıyla birlikte, Ağustos gibi borç batağının -ihtiyaç, bireysel, KOBİ ve kredi kartı borçluluğunda- daha da artabileceği öngörülüyor. Haziran’daki işten çıkarmaların etkisinin 2 ay sonra, yani Ağustos’ta borç batağı olarak görülebileceği hesaplanıyor. Nisan ayında kredi kartı harcamalarının yıllık %63 oranında artması, enflasyonun çok üzerinde bir yükselişi işaret ediyor. Tüketici kredilerindeki son 3 aylık tablo da bu durumu resmediyor ve bu alanda yeni önlem sinyallerinin gelebileceği belirtiliyor.
Ekonomik büyümenin yavaşlaması, hatta TCMB’nin faiz kararında acele etmeyeceğini vurgulaması halinde daha yavaş büyüme, yatırımların azalması ve işsizliğin artması gibi sonuçlar doğurabilir. Yabancılardan da “sert iniş” uyarısı geldiği aktarılıyor. avazturk.com olarak takip ettiğimiz bu gelişmeler, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Küresel Sallantı: Amerika’nın Notu Düştü, Piyasalar Ne Diyecek?
Türkiye’deki borçluluk konuşulurken, Amerika’nın borçluluğu ve kredi notu da küresel piyasaları derinden etkiliyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Amerika’nın notunu tarihinde ilk kez tak keserek indirdi. Tam 116 yıllık Moody’s tarihinde ilk kez böyle bir adım atıldığı vurgulanıyor. Aaa olan notu, bir kademe indirerek Aa1’e çekti.
Bu kararın gerekçesi ise Amerika’nın artan borcu. Federal hükümetin borcunun 37 trilyon dolara ulaştığı, sadece 5 ayda bütçenin 1,1 trilyon dolar açık verdiği belirtiliyor. Standard & Poor’s (2011) ve Fitch Ratings (2023) daha önce de Amerika’nın notunu bu seviyelere çekmişti. Moody’s bu anlamda direniyordu ancak şimdi diğer kuruluşlarla aynı kademeye inmiş oldu. Bentley Financial Group’tan Peter Bookwar’a göre bu karar, bütçe açıklarına karşı bir uyarı niteliğinde ve sembolik bir anlam taşıyor.
Piyasalarda ilk manşetler “bomba düştü” şeklinde olsa da, karar geldiğinde piyasalar kapalıydı. Bu nedenle asıl etkilerin 19 Mayıs Pazartesi günü görüleceği tahmin ediliyordu. Analistlere göre 19 Mayıs’ta tahvil ve dolar endeksinde düşüş, altında ise yükseliş yaşanabilir. Küresel ekonomideki büyük risklerden ikisi olan Trump’ın başlattığı ticaret savaşı ile Rusya-Ukrayna arasındaki ateşkes ihtimali konularında çözüme yaklaşıldığı belirtiliyor. ABD ve Çin’in 90 gün süreliğine tarifeleri indirmesi, yatırımcıların derin bir nefes almasını sağladı. İstanbul’daki Rusya ve Ukrayna heyetlerinin ateşkes ve esir takası için masaya oturması da önemli bir gelişme olarak kaydediliyor.
Altın ve Borsa: Yatırımcı İçin Risk mi, Fırsat mı?
Küresel ve yerel gelişmelerin ortasında, yatırım araçlarının performansı da yakından izleniyor. Altın, mayıs başında zirveden %10’luk bir düşüş yaşadı. Bu durum, rekor seviyelerden alım yapanları fena halde üzdü. Ancak daha önce alım yapanlar için bu durum kardan zarar olarak yorumlandı. Altın için raporlar yükseliş beklese de takvimin ve beklenti ajandasının önemli olduğu vurgulanıyor. Amerika’nın notunun Moody’s tarafından düşürülmesi, altın için iyi bir haber olarak değerlendiriliyor.




Yorumlar kapalı.