Ekonomim’in haberine göre, altın fiyatlarındaki düşüşün temelinde, ABD dolarının son üç ayın en yüksek seviyesine tırmanması yatıyor. Doların değer kazanması, emtiayı diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için pahalı hale getirirken; ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin bir ayın zirvesine çıkması da faiz getirisi olmayan altının “fırsat maliyetini” artırdı.
İç piyasada ise ons altındaki düşüşe paralel olarak gram altın, haftaya yüzde 1,2’lik kayıpla 7 bin 216 lira seviyesinden başlangıç yaptı.
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, piyasadaki bu paradoksu petrol fiyatlarındaki yükselişe bağlıyor. Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapanma ihtimali ve arz kesintileriyle ham petrolün varili 110 doların üzerine çıktı.
Waterer’a göre bu durumun piyasa yansıması şöyle:
Piyasalar, Fed’in 18 Mart’taki toplantısında faizleri sabit tutmasına kesin gözüyle bakıyor. Ancak asıl değişim uzun vadeli öngörülerde yaşandı. CME FedWatch verilerine göre, Haziran ayında faizlerin sabit kalma ihtimali bir haftada yüzde 43’ten yüzde 51’e yükseldi. Enflasyon riski sürdüğü müddetçe altının üzerindeki “yüksek faiz” baskısının devam edeceği öngörülüyor.
Piyasaların odağındaki bir diğer gelişme ise İran’da yaşandı. Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’in dini lider olarak göreve getirilmesi, bölgedeki sertlik yanlısı politikanın süreceğine dair bir sinyal olarak algılandı. Bu durum, jeopolitik risk primini canlı tutsa da mevcut finansal veriler (dolar/faiz) altının bu riski fiyatlamasına henüz izin vermiyor.




Yorumlar kapalı.