İsrail-İran hattındaki gerginlik üzerinden örnek veren Eğilmez, geçmişte bu tür gelişmelerin piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtığını, ancak artık bu etkinin sınırlı kaldığını ifade etti. “10-15 yıl önce Hürmüz Boğazı’nın kapanacağı söylenseydi, piyasalar alt üst olurdu. Şimdi ise bu tür gerilimlerin kısa vadeli olacağı varsayımı hâkim. Bu nedenle Türkiye de dahil olmak üzere piyasalarda sınırlı bir etki görüyoruz. Akaryakıt fiyatlarında geçici artışlar dışında ciddi bir yansıma olmadı,” değerlendirmesinde bulundu.
Haziran ayı enflasyon verisinin kritik olduğuna işaret eden Eğilmez, mevcut koşullar altında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimi için elinin çok güçlü olmadığını söyledi. “Kur ve enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yüzde 2,5’in altında kalması kolay değil. Bu da faiz indirimi önünde önemli bir engel,” diyen Eğilmez, TCMB’nin sadece 12 aylık projeksiyonlar değil, yıl sonuna ilişkin net enflasyon beklentisini de açıklamasının piyasadaki belirsizlikleri azaltacağını belirtti.
ABD ekonomisine de değinen Eğilmez, çekirdek enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini ve büyümenin yüzde 2’nin üzerinde olduğunu hatırlattı. Bu koşullarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi yapması için bir gerekçe bulunmadığını ifade eden Eğilmez, “Resesyon riski yoksa, Fed faiz indirimi yoluna gitmez. Bu nedenle yakın vadede bir gevşeme beklentisi gerçekçi değil” şeklinde konuştu.




Yorumlar kapalı.