1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Memur sokakta işveren iflasta

Memur sokakta işveren iflasta

Enflasyonla mücadele adı altında yapılan ekonomiyi soğutma hamleleri yan etkisini batan şirketler, işten çıkarmalar ve emeğinin karşılığını alamayan işçi ve memurlarda gösterdi. Ekonomideki istikrarsızlığı toplumun her kesimi iliklerine kadar hissederken, 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin zam teklifini yetersiz bulan memurlar dün iş bırakma eylemi yaptı. Milyonlarca memur ve memur emeklisi, kağıt üzerindekine göre değil, çarşı ve pazar fiyatlarına göre zam talebinde bulundu.

featured

Enflasyonla mücadele adı altında yapılan ekonomiyi soğutma hamleleri yan etkisini batan şirketler, işten çıkarmalar ve emeğinin karşılığını alamayan işçi ve memurlarda gösterdi. Ekonomideki istikrarsızlığı toplumun her kesimi iliklerine kadar hissederken, 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin zam teklifini yetersiz bulan memurlar dün iş bırakma eylemi yaptı. Milyonlarca memur ve memur emeklisi, kağıt üzerindekine göre değil, çarşı ve pazar fiyatlarına göre zam talebinde bulundu.

Tartışmalı enflasyon verilerinin yanı sıra yüksek kur ve düşük faiz politikası ekonomideki dengeleri alt üst etti. Finansmana erişimin zorlaşması ve yükselen faiz oranları şirketlerin girdiği krizi derinleştirdi. Konkordato talepleri patladı ve arka arkaya iflaslar yaşandı. 2025 yılı konkordato rakamları 994 başvuruyla rekor seviyeye ulaştı. Bu sayı, geçen yıla göre yüzde 73 artarken, son iki yılda yapılan başvuru sayısı bin 565 oldu. Konkordato sonrası iflastan kurtulamayan firma sayısı ise 134’e çıktı.

Türkiye’nin kronik hastalığı olan enflasyon tedavi edilemediği için ekonomiye ağır zarar verdi. Yüksek kur ve düşük faiz politikası ile ekonomiyi yönetmeye çalışan hükümet, yanlış teşhislerle konkordato taleplerinin patlamasına ve arka arkaya iflasların yaşanmasına neden oldu. Finansmana erişimin zorlaşması ve yükselen faiz oranları şirketlerin girdiği dar boğazı derinleştirdi. 2025 yılı konkordato rakamları 994 başvuruyla rekor seviyeye ulaştı. Bu sayı, geçen yılın tamamına göre yüzde 73 artış anlamına gelirken, son iki yılda yapılan başvuru sayısı ise bin 565 oldu. Böylece 2025 şirketler için konkordato yılı haline geldi. Bu yılın ilk 7 ayındaki iflas verileri de ülke ekonomisinin içine girdiği sıkıntıyı gösteriyor. Türkiye genelinde geçen yıl iflas eden şirket sayısı 132 iken, sayı bu yılın 7 ayında geçen yılın rakamını geçmiş durumda. Konkordato başvurusu sonrası iflastan kurtulamayan firma sayısı 134’e çıktı. İş dünyası enflasyona bağlı girdi maliyetlerindeki yükseliş, krediye ulaşılmasındaki zorluk ve yüksek faizler nedeniyle iflasların daha da artmasından çekiniyor.

Aynı dönemde işsizlik maaşına başvuran kişi sayısı da geçen yılın tamamında 1 milyon 659 bin kişi olurken rakam bu yılın 7 ayında 2 milyon kişiyi aştı. Temmuz ayında İŞKUR’a 176 bin 502 kişi işsizlik ödeneği başvurusunda bulundu. Bunlardan 94 bin 71 kişiye işsizlik ödeneği bağlandı. Fonun kuruluşundan bu yana ise 21 milyon 778,5 bin kişi işsizlik ödeneği talebinde bulunurken, bunlardan 11 milyon 724,7 bin kişiye ödenek bağlandı. Aylık bazda işsizlik ödeneği alan kişi sayısı temmuz ayı itibarıyla 2019 yılından bu yana son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Temmuz ayında 480 bin 602 kişiye işsizlik maaşı bağlandı. Daha önce son beş yıl içinde temmuz ayında en yüksek işsizlik maaşı ödemesi 425 bin 802 kişiyle 2022 yılında oldu. 2018 krizini izleyen 2019 yılı temmuz ayında ise 657 bin 26 kişi işsizlik maaşı aldı. Ekonomik krizle birlikte artan hayat pahalılığı ve istihdam olanaklarının daralması, işsizliği yapısal bir sorun haline getirmiş durumda. İşsizler ordusunun çoğunluğunu ise gençlerin, kadınların ve emeklilerin oluşturması krizin boyutunu daha da net gözler önüne seriyor.

Memurun dün uyarı grevleriyle başlattığı eylem dalgası önümüzdeki dönemde yapılacak özel sektör toplu iş sözleşmeleriyle artarak devam edecek. Uzmanlar, “Özel sektör ve kamu emekçileri için 2025 kaybedilmiş bir yıl oldu. Ama asıl sıkıntı 2026’da yapılacak olan toplu iş sözleşmelerinde kendini gösterecek. Tekstilden turizme ve enerjiye kadar birçok kritik sektör ücret artışı ve devamında gelecek olan grev dalgasından çekiniyor. Enflasyon, Merkez Bankası’nın hedeflerine göre hareket etmiyor. Asıl kavga Merkez’in hedefine ulaşamaması durumunda kopacak. Maaş artışını hedef enflasyonuna göre alan geniş kesimler çarşıda gerçek enflasyonla karşılaşınca tek çareyi meydanlara inmekte bulacak” dedi.

Memur sokakta işveren iflasta

You Can Subscribe To Our Newsletter Completely Free

Don't miss the opportunity to be informed about new news and start your free e-mail subscription now.

Yorumlar kapalı.