Yetkililer, uranyum saptanan bölgelerde yaşayan vatandaşlara ciddi uyarılarda bulundu. İçme suyunun hem içilmemesi hem de yemek pişirme amacıyla kullanılmaması gerektiği belirtildi. Halkın sağlığını korumak amacıyla, ilgili kurumlar tarafından bilgilendirme çalışmaları başlatıldı.
Uranyum tespiti sonrası harekete geçen yerel su idaresi DEYAS, etkilenen bölgeler için su arıtma sistemleri kurmak üzere proje çalışmalarına başladığını duyurdu. Yapılan su analizlerinin, ülkenin tek yetkili laboratuvarı olan Demokritos Araştırma Merkezi’nde incelendiği belirtildi.
Serres Valisi Panagiotis Spiropulos konuyla ilgili yaptığı açıklamada, durumun yakından takip edildiğini belirterek vatandaşlara paniğe kapılmayın çağrısı yaptı. İlk test sonuçlarının ardından yeni ölçümler için süreç başlatıldığını söyleyen Spiropulos, resmi önerilerin kısa süre içinde paylaşılacağını bildirdi.
Uranyum, düşük düzeyde de olsa radyoaktif bir elementtir. Uzun süreli maruz kalma durumunda hücrelerde DNA hasarına yol açabilir ve bu da kanser riskini artırabilir.
Bazı araştırmalar, yüksek düzeyde uranyum maruziyetinin üreme sistemini olumsuz etkileyebileceğini ve doğurganlığı azaltabileceğini göstermektedir.
YETKİLİLER ALARMA GEÇTİ
En büyük tehlike kimyasal toksisitesinden gelir. Vücuda solunum, sindirim ya da cilt yoluyla giren uranyum, özellikle böbreklerde birikir ve ciddi böbrek fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.
Özellikle bebekler, çocuklar ve hamile kadınlar için uranyuma maruz kalmak, fetüs gelişiminde bozukluklara ve doğum kusurlarına yol açabilir.
Yetkililer, bölgede düzenli su denetimlerinin sürdürüleceğini vurgularken, halk sağlığı açısından her türlü önlemin alınmakta olduğunun altını çizdi. Yeni analiz sonuçları geldikçe kamuoyu bilgilendirilecek.
Vücuda giren uranyumun bir kısmı kemik ve karaciğerde depolanır. Bu da uzun vadede organ hasarına ve kemik yapısında bozulmalara yol açabilir.




Yorumlar kapalı.