Yaşanan bu gelişmenin ardından, sektörün duayen isimlerinden ve eski Renault Türkiye CEO’su Hakan Doğu, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir durum analizi yayımladı. Doğu, Togg’un bugüne kadar yaptığı doğruları ve düştüğü stratejik hataları masaya yatırırken, markanın geleceğine dair dikkat çekici tespitlerde bulundu.
Hakan Doğu
Hakan Doğu, değerlendirmesine elektrikli araç endüstrisinin yakın geçmişine ışık tutarak başladı. 2013-2015 yılları arasında Renault-Nissan ittifakının elektrikli araçlarda tartışmasız bir lider olduğunu ve geleceği seri üretime geçiren ilk şirket konumunda bulunduğunu hatırlatan Doğu, o dönemde Tesla’nın yalnızca lüks bir butik üretici seviyesinde kaldığını belirtti.
Borsaların ilk seri üretim hamlelerine kayıtsız kaldığını, Tesla’ya ise milyarlarca dolar zarar etmesine rağmen finansal bir alan açıldığını ifade eden Doğu, Elon Musk’ın 2017’de neredeyse görevden ayrılmaya zorlandığını ancak alım destekleri ve karbon sertifikalarıyla şirketin toparlandığını vurguladı. Uzman isim, bu tarihsel bağlamla sektördeki vizyonun yanı sıra ciddi finansal dayanıklılığın ve dış desteklerin de hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Togg’un Türkiye’ye umut veren bir girişim olarak başladığını ve başından beri bu projeyi kişisel olarak desteklediğini belirten Doğu, gelinen noktada markanın mevcut stratejisiyle ilerleyebileceği fazla bir alan kalmadığını savundu. Doğu’nun analizine göre; zararın temelinde elektrikli araç üretiminin genel yapısı itibarıyla henüz tam anlamıyla kârlı bir iş modeli olmaması ve şirketin yüksek adetli seri üretim rakamlarına ulaşamaması yatıyor.
Teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ekosistemde devasa Ar-Ge harcamalarının zorunlu olduğunu hatırlatan deneyimli yönetici, pek çok küresel otomotiv devinin bu açmazdan çıkmak için hibrit teknolojilere yöneldiğini ancak Togg’un henüz böyle bir esneklik veya yönelim göstermediğini kaydetti.
Üretilen aracın başından beri bir otomobilden ziyade “akıllı cihaz” olarak konumlandırılmasının uzun vadede iyi bir vizyon olduğunu kabul eden Doğu, bu stratejinin zamanlamasını eleştirdi. Türkiye gibi bin kişiye düşen araç sahipliği oranının 170 gibi görece düşük seviyelerde olduğu bir pazarda bu yenilikçi satış modelinin henüz karşılık bulmadığını ifade etti.



Yorumlar kapalı.