TÜİK’in Mayıs ayı için açıkladığı %1.53’lük aylık enflasyonla birlikte beş aylık resmi enflasyon farkının %15.09’a ulaştığını belirten Erdursun, “Büyük ihtimalle Haziran ayını da maksimum %1 olarak açıklarlar. Bu durumda hayırlı olsun, %16.2” diyerek SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı altı aylık enflasyon farkının %16.2 civarında kalacağını öngördü. Bu oran, Erdursun’un daha önceki yayınlarında dile getirdiği %17-18’lik tahmininin altında kalırken, en düşük emekli aylığı için yaptığı 17.000-17.250 TL bandındaki öngörüsünü de “büyük ihtimalle 16.800 liralarda kalır” şeklinde revize etmesine neden oldu. Erdursun, diğer emekli maaşları için de benzer şekilde daha düşük artışlar hesapladı (Örneğin; 20.000 TL alan için 23.240 TL, 30.000 TL alan için 34.860 TL).
Özgür Erdursun, bu beklenmedik düşük enflasyon rakamının ardında siyasi bir motivasyon ve hatta medya yönlendirmesi olduğunu iddia etti. Canlı yayında, “1.53 enflasyonu açıklamalarının sebebi, hükümet içinden, en son Yeni Şafak Gazetesi’nin manşeti vardı biliyorsunuz ‘Faizleri indirin’. Faizleri indirmek için bu oranı açıkladılar” diyen Erdursun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu enflasyonu kim belirledi? Bu enflasyonu TÜİK de belirlemedi. Yeni Şafak Gazetesi’nin manşeti belirledi: ‘Ekonomi göçtü’. Ya Mehmet Şimşek’i görevden alacaklardı ya da Mehmet Şimşek faizi düşürecekti. Başka bir alternatifi yoktu. Mehmet Şimşek’i görevden almamaları için onlar da biraz daha düşük enflasyon açıkladılar.”

Uzman isim, TÜİK verilerinin aksine, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ilk beş aylık enflasyon farkını %25.87 olarak hesapladığını hatırlatarak, resmi rakamların gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını ve emekliye yapılanın bir “zam” değil, o da eksik hesaplanmış bir “enflasyon farkı” olduğunu savundu. Erdursun, “Bu bir zam değil. Emekliye zam yapılması lazım. Bu bir enflasyon farkı ama doğru olmayan bir enflasyon farkı” diyerek emeklilerin asıl beklentisinin gerçek bir iyileştirme olduğunu belirtti.
Erdursun, düşük gösterilen enflasyonla yapılacak olası faiz indirimlerinin ekonomide yeni ve daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu: “Faiz indirimlerinin sonucunda altın, döviz yükselebilir. Şayet altın ve döviz yükselmezse faiz indirimleri işe yarar. İki tarafı böyle bir değnek var, iki tarafı da çamurlu. İki tarafını da tutamıyor hükümet. Faizleri düşürmezse millet batacak faiz yükünün altında. Faizi dengesiz bir şekilde, kontrolsüz bir şekilde, gerçek yaşanan enflasyonun altında bir enflasyon açıklayıp da gerçek enflasyonun, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun altına da bir faiz indirdiğinizde, bu durumda da para değerini koruması için dövize yöneliyor, altına yöneliyor. Bu sefer de başka bir sorunla hükümet karşı karşıya kalıyor.”




Yorumlar kapalı.