Saraçoğlu’nun analizine göre, bankalar arasındaki mevduat toplama yarışı, vatandaşı yanıltan yeni bir yöntemi beraberinde getirdi. Yüksek faiz oranları sunan bazı bankalar, sözleşmelerine “yatırılan paranın %10’luk kısmının vadesiz hesapta tutulması” gibi bir şart ekliyor. Faiz işlemeyen bu vadesiz hesap şartı, ilan edilen faiz oranının aslında ana paranın sadece %90’lık kısmına uygulanmasına neden oluyor ve bu da toplam kazancı ciddi şekilde azaltıyor.
Cemil Cahit Saraçoğlu, bu durumu basit bir örnekle gözler önüne serdi. 100 bin TL’si olan bir vatandaşın, %47 “hoş geldin faizi” reklamına inanarak 32 günlüğüne parasını yatırdığını düşünelim:
Bankaların bu yönteme başvurmasının arkasında, Merkez Bankası’ndan borçlanmak yerine vatandaştan mevduat toplamanın daha kârlı hale gelmesi yatıyor. Rekabette öne çıkmak isteyen bankalar, dikkat çekici yüksek faiz oranları sunarken, bu tür “küçük yazılarla” kendi kârlılıklarını korumaya çalışıyor.
Bankacılık devinden altın için yeni tahmin! JPMorgan altının rekor kıracağı tarihi açıkladı
Altının gramı 5 bin 5 liradan işlem görüyor
















