Tarımsal ekonominin temel kuralı olan arz-talep dengesinin bozulması, Niğde’de üreticiyi iflasın eşiğine getirdi. Bor ilçesindeki tarlalarda yapılan incelemelerde, pazarda kilogramı 20 TL’den alıcı bulan karnabaharın, tarlada söküm maliyetini dahi karşılamadığı için hasat edilmediği ortaya çıktı. Üreticiler, işçilik, nakliye ve ambalaj masraflarının ürünün satış fiyatının üzerine çıktığını belirterek, mahsulü tarlada çürümeye terk etmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, mevcut durumu “Pazarda ürün 20 lira, ancak burada sökme bedelini karşılamadığı için tarlada bırakılmış. Çiftçi değil kâr etmek, fidenin parasını bile çıkaramadı” sözleriyle özetledi.
Saha ziyaretleri sırasında dikkat çeken en çarpıcı detaylardan biri, üreticilerin yaşadığı borç baskısı oldu. Ekonomik darboğazdaki çiftçilerin, bankalara ve fidecilere olan borçları nedeniyle seslerini duyurmaktan çekindiği gözlemlendi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Gürer, üreticilerin psikolojisini şu sözlerle aktardı: “Çiftçi arkadaşlarımıza durumu anlatmalarını söylediğimizde, ‘Bankaya borcumuz var, yarın tahsilata gelirlerse ne yapacağız?’ diyerek konuşmaktan kaçınıyorlar. Borç sarmalı o kadar derin ki, üretici görünmekten dahi korkuyor.”
Bir üretici ise içinde bulundukları durumu, “Pazarda fiyatlar dalgalı olsa da (şu an 50 TL bandını görse de) ürün tarlada donduğu için satılamaz hale geldi. Fide tedarikçilerine olan borçlar ödenemedi. Banka kredileri kapatılamadı ve borç yükü katlanarak arttı.” diyerek anlattı.
Tarlada kalan sadece karnabahar değil; karalahana gibi diğer kışlık ürünler de aynı kaderi paylaşıyor. Türkiye genelinde gıda israfının alarm verici seviyelere ulaştığını vurgulayan Gürer, yıllık yaklaşık 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğine dikkat çekti. İsrafın sadece sofrada değil, tarlada başladığını belirten Gürer, bu kaybın en büyük nedeninin entegre tesis eksikliği olduğunu savundu.
Niğde’nin tarımsal potansiyeli ile sanayi altyapısı arasındaki uçuruma değinen Gürer, “Türkiye genelinde elmada üçüncü, lahanada ikinci sıradayız. Patates, çavdar ve fasulyede üretim lideriyiz. Ancak bu ürünleri işleyecek, donduracak veya konserve yapacak entegre tesisimiz yok.” verileriyle paylaştı.
Tarım politikalarındaki öngörüsüzlük, sadece üreticiyi değil, milli ekonomiyi de tehdit ediyor. Mevsimlik değil yapısal bir krizle karşı karşıya olunduğunu belirten Gürer, yazın karpuz ve kavunun, kışın ise karnabahar ve lahananın tarlada kalmasının tesadüf olmadığını vurguladı. Tüketicinin alım gücünün düşmesiyle pazar talebinin azaldığını, üreticinin ise maliyetler altında ezildiğini belirten Gürer, “Soğanı bile ithal eden bir ülke haline geldik. Planlı üretim ve alım garantisi olmadan, bu israfın ve ekonomik kaybın önüne geçilmesi mümkün değildir” diyerek acil eylem planı çağrısında bulundu.




Yorumlar kapalı.