Uzun yıllar Ankara’da yaşayan Ahmet Yüksel, 40 yıl aradan sonra doğup büyüdüğü topraklara dönerek çiftçiliğe başladı. Daha önce buğday ve yem bezelyesi eken Yüksel, düşük fiyatlar nedeniyle ciddi zarara uğradığını belirtti. Bu kayıpların ardından Karadeniz’de ilk kez maralfalfa ekimi yapan Yüksel, bölgedeki üreticilere yeni bir model sunmayı hedefliyor.
Bakım ve iklim koşullarına bağlı olarak yılda 2 ila 4 kez biçilebilen bu yem bitkisinden, dönüm başına 50 ila 80 ton arasında ürün alınabiliyor. Yüksel, ticari kazançtan çok, ülke tarımına ve Karadeniz Bölgesi’ne katkı sağlamak amacıyla bu üretime başladığını vurguladı.
PROTEİN DEĞERİ YÜKSEK, VERİMİ ÇOK
HER KÖYE MARALFALFA ÇELİĞİ DAĞITMAK İSTİYOR
Yüksel, maralfalfanın mısır silajına kıyasla çok daha yüksek protein değerine sahip olduğunu belirterek, “Mısır silajının besin değeri 6 ila 8 arasında değişirken, maralfalfa 18 ila 20 arasında değer sunuyor. Bu da et ve süt veriminde yüzde 30 ila 35 oranında artış sağlıyor” dedi.
Yüksel, hedeflerinden birinin Bafra’nın tüm köylerine maralfalfa çeliği ulaştırmak olduğunu belirtti. “Mühendislerimizin gözetiminde yapılacak üretimle bu bitkinin yaygınlaşmasını sağlarsak, bölge tarımına ciddi katkı sunabiliriz” dedi. Ayrıca gençlerin köylere dönmesinin önemine dikkat çeken Yüksel, çiftçilikle uğraşanların yaş ortalamasının yükseldiğine işaret ederek, “Kırsalda genç nüfusu yeniden canlandırmak zorundayız” diye konuştu.
ZİRAAT ODASI DESTEK BEKLİYOR
Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise bu tür yüksek proteinli yem bitkilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından destek kapsamına alınması gerektiğini söyledi. Tosuner, “Bafra, tarım ve hayvancılık bölgesi olmasına rağmen bu alanlar giderek geriliyor. Göçü önlemek ve köylüyü toprağında tutmak için devlet desteği şart” değerlendirmesinde bulundu.




Yorumlar kapalı.