ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırma açıklamasının hatırlatılması üzerine Şimşek, bölgedeki istikrara işaret ederek, “İstikrarlı, barışçıl ve refah içinde bir Suriye’nin varlığı, bölge ve Türkiye için büyük kazanç. Açıkçası bunun büyük yardımı olacak. Çünkü, Suriye ile 911 kilometrelik sınırımız var. Çatışmalar ülkeleri olumsuz etkiler. Çatışmaları durdurmak, tüm bölge için büyük destek olacaktır.” ifadelerini kullandı.
PKK’nın silah bırakma ve fesih kararına da değinen Şimşek, Türkiye’nin yaklaşık 1,8 trilyon doları bulan 50 yıllık terörle mücadele harcamasını hatırlatarak, “Yaşanan son gelişme, kaynakların daha üretken ve kalkınmaya yönelik alanlara yönlendirilmesi açısından büyük kazanç olacaktır.” dedi. Şimşek, bu iki gelişmenin Türkiye’nin yükselişi açısından önemli kaldıraç işlevi göreceğini vurguladı.
Piyasalarda mart ayında yaşanan dalgalanmalara ilişkin soruya yanıt veren Şimşek, ekonomi programının belirlenen patikada ilerlediğini kaydetti.
Programın “sıcak para”ya dayanmadığını belirten Şimşek, doğrudan yabancı yatırım girişlerinin son 12 ayda artış gösterdiğini, Türkiye’nin güçlü altyapı ve yetenekli iş gücüyle küresel piyasalar için cazibesini koruduğunu ifade etti. “Küresel piyasalar sakinleştiğinde, yatırımcılar küresel ticaretteki parçalanmalara karşı dirençli olan, aynı zamanda bölgedeki istikrar ve refahtan faydalanabilecek ülkelere bakacaklar. Türkiye de bu ülkeler arasında. Doğrudan yabancı yatırımcı girişleri için hala en büyük aday olmaya devam ediyor. Enflasyondaki düşüşle birlikte öngörülebilirlik de artıyor.” dedi.
Para ve maliye politikasını güçlü biçimde uyguladıklarını söyleyen Şimşek, “Her şey dezenflasyon için hazır ancak hiçbir tedavi yan etkisiz değildir.” ifadesiyle uygulanan sıkılaşma politikalarının sektörel etkilerine dikkat çekti. Bu nedenle yıl başında bazı emek yoğun ihracat sektörlerinde desteklerin genişletildiğini hatırlatan Şimşek, “Programı rayında tutarken belirli çözüm yollarına bakıyoruz. Programın özü, sürdürülebilir ve yüksek büyüme için enflasyonu düşürmektir. Ayrıca, bazı yan etkileri gidermek için kısa vadeli çözümlere bakıyoruz.” diye konuştu.
İstihdamdaki gelişmeleri de değerlendiren Şimşek, geçen yıl 1 milyona yakın yeni istihdam sağlandığını belirtti. Avrupa’da yaşanan durgunluğun imalat sektörünü zorladığını ancak Türkiye ekonomisinin büyük ölçüde hizmet sektöründen beslendiğini belirten Şimşek, “İmalat, Gayri Safi Yurt İçi Hasılamızın (GSYH) yalnızca yüzde 23’ünü oluşturuyor. Ekonominin geri kalanı, özellikle de hizmetler sektörü iyi durumda. İstihdam oluşturmaya devam ediyoruz. Hane halkı borcunun GSYH’ye oranı yüzde 10’un altında. Kısa vadeli geçici sıkıntılar olsa da ana hedefimiz enflasyonu kalıcı şekilde düşürmektir. Bu şekilde güçlü, sürdürülebilir, uzun vadeli refahın temelini atmış olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek’in katıldığı oturumda Katar Maliye Bakanı Ali Bin Ahmed Al-Kuwari ile Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim de yer aldı.




Yorumlar kapalı.