TÜSİAD-RGE, yılın ilk çeyreğinde 86,1 puan olarak gerçekleşti. Endekste yıllık bazda yaşanan yüzde 8,9’luk düşüşte ara malı maliyetlerinin etkisi 4,8 puan, iş gücü maliyetlerinin etkisi 3,2 puan, finansman maliyetlerinin etkisi ise 0,9 puan oldu. Enerji fiyatlarındaki görece düşüş ise rekabet gücüne sınırlı düzeyde olumlu katkı sundu.
Dünya Gazetesi’nin haberine göre raporda, Türkiye’nin maliyet yapısında 2023’ün üçüncü çeyreğinden itibaren belirgin bir bozulma yaşandığına işaret edildi. Özellikle finansman, iş gücü ve ara malı maliyetlerinde Türkiye, rakip ülkelerle arasındaki farkı hızla açarken, enerji maliyetlerinde ise sınırlı da olsa avantajlı bir pozisyonda yer aldı.
2025’in ilk çeyreği itibarıyla Türkiye’nin maliyet farkı; ara malında yaklaşık 15 puan, iş gücünde yaklaşık 40 puan, finansmanda ise çarpıcı biçimde 240 puana ulaştı. Enerji maliyetinde ise Türkiye, rakiplerine kıyasla 10–15 puan daha avantajlı konumda bulunuyor.
İş gücü verimliliği açısından da Türkiye, rekabetçi pozisyonunu destekleyici bir görünüm sergileyemedi. TÜSİAD’ın verimlilik düzeltmesiyle hazırladığı ikinci endeks (TÜSİAD-RGEV), 2025’in ilk çeyreğinde de genel endeksin altında kaldı. Bu durum, ihracatçı sektörlerde iş gücü verimliliğinin rakip ülkelerin gerisinde kaldığını ve maliyet baskısını dengeleyemediğini ortaya koydu.
Endeksin tanıtıldığı toplantıda konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Türkiye’nin küresel ihracat pazarındaki payının 2024 itibarıyla yüzde 1,08’e ulaştığını belirterek, bu oranın ülkenin potansiyelinin oldukça altında olduğunu söyledi. “İhracatın artırılması sadece iç maliyetleri konuşmakla mümkün değil. Rakip ülkelerin maliyet yapılarını da yakından izlememiz ve buna göre politika üretmemiz gerekiyor” diyen Turan, dış ticaret politikalarında etkin ve sürdürülebilir stratejilere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
TÜSİAD-RGE, Türkiye’nin ihracatçı imalat sanayi sektörlerinde girdi maliyetlerini zaman içinde ve rakip ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Endeksin önceki yıllara dönük verileri, Türkiye’nin 2018–2022 döneminde ara malı ve iş gücü maliyetlerinde göreli avantajlara sahip olduğunu, ancak son iki yılda bu avantajların büyük ölçüde kaybedildiğini ortaya koyuyor.




Yorumlar kapalı.