Bir dönem etkisini yitiren koronavirüs, yaz aylarından itibaren yeniden görülmeye başlamıştı. Eylül ayıyla birlikte Omicron alt varyantları nedeniyle başvurular artmış, toplumda yeni bir dalgayla karşı karşıya kalınabileceği yönünde endişeler oluşmuştu.
Kışın ilerlemesiyle birlikte tablo değişti. Koronavirüs vakaları yerini, kamuoyunda “mutasyonlu grip” olarak anılan H3N2 influenza alt tipine bırakmış görünüyor. Ancak son günlerde sosyal medyada acillerde COVID-19 yoğunluğuna ilişkin paylaşımların çoğalması ve belirtilerin birbirine çok benzemesi, “Grip miyim yoksa COVID-19 mu oldum?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Özel bir hastanede acil servis sorumlusu olan Dr. Süleyman Alpar, H3N2’nin seyrine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. H3N2’nin yeni bir virüs olmadığını, influenza A’nın alt tipi olduğunu vurgulayan Alpar, bu sezonu diğerlerinden ayıran noktayı şöyle özetledi:
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa’daki grip vakalarının büyük bölümünü H3N2 oluşturuyor. Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı bu varyantın mevsimsel bir alt tip olduğunu, ancak vaka sayılarında belirgin artış yaşandığını duyurmuştu.
Dr. Alpar, poliklinik başvurularına ilişkin tabloyu şöyle anlattı:
Hastalar ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları ile belirgin halsizlikten şikâyet ediyor. Öksürük ve bitkinlik çoğu kişide 10–14 güne kadar uzayabiliyor. Bu durum “Bu yılki grip neden bu kadar uzun sürüyor?” algısını güçlendiriyor.



