Miyom ameliyatı için bıçak altına yatan Aslı Bekiroğlu, operasyon sırasında meydana gelen hata nedeniyle yeniden ameliyat olmak zorunda kaldı. Müdahale sırasında bağırsağından yaklaşık 7 santimetrelik bir bölümün kesildiği belirlenen oyuncu, bu nedenle bir kez daha cerrahi işlem geçirdi.
Bekiroğlu, yaşanan komplikasyonların ardından kısa süre içinde sızıntı oluştuğunu ve yaklaşık bir hafta sonra tekrar ameliyata alındığını ifade etti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan oyuncu, “Hayatımı gülerek yaşamaya devam ediyor oluşum bazı doktorlarımı şaşkınlık içinde bıraktı ve ara sıra ‘Aslı, çok zor sekiz-dokuz saatlik iki tane dev ameliyat geçirdin. İki kez ölümden döndün, dikkat et’ diye uyarmak zorunda kaldılar. Altı tane ameliyat geçirdim, yıprandım, zorlandım. Bir tane daha kaldı. Artık hem kendi yaşadıklarımı anlatmak hem de belki başka insanların da benzer şeyleri yaşamaması için bu süreci sizinle samimi bir şekilde paylaşmak istedim. ‘Bizce yapılan ameliyatlarda hata yok’ diye geri çekildikleri için hakkımı aramaya karar verdim” dedi.
Aslı Bekiroğlu şu ifadeleri kullandı:
“Bu arada iki-üç kere ölümden de dönmüşüm. Miyom varmış, “Miyomu alalım” dediler. Miyomu alırken yanlışlıkla bağırsağımı kestiler. Başka bir cerrah arkadaş geliyor ve ‘inisiyatif’ adı altında yanlış müdahale ediyor; bağırsağımı dikmeye karar veriyor. Beni bir gün müşahede altında tutuyorlar. Bu bir gün içinde ben zaten ya zehirlenerek ölecektim ya da rektovajinal fistül olacaktı. Rektovajinal fistül oldu. Açar bakarsınız ne olduğuna, dile getirmek istemiyorum, çok hoş bir şey değil. Rektovajinal fistül olduğunu ben fark ettim. Bunun size ne kadar kötü ve çirkin bir şey olduğunu anlatamam.
Birinci ameliyat işlemi yoğundu, diktiler. İkinci ameliyata hemen bir hafta sonra girdim; bunun için kolostomi açtılar. Yani göbeğimden dışkılamam gerektiğini söylediler bana. 28 yaşında, kariyerimin baharında, keyfim yerinde, güzel bir kız çocuğuyken… Ona da ‘stoma’ adı veriliyor. Ben ona ‘stoma’ demek istemedim. Yeterince ağlayıp üzüldükten sonra, “Hayat bu şekilde geçmez” dedim. Ona bir isim verdim: ‘Muhsin’ koydum adını. Muhsin’i, sanki bu dönemde bana yardımcı olacak, bana eşlik edecek bir arkadaşmış gibi görmeye başladım. Mesela doktorun bana o inisiyatif adı altında yaptığı yanlış müdahale olmasaydı, ben Muhsin Ağabey ile sadece üç ay geçirecektim. Fakat o inisiyatif benim iki seneme mal oldu.




Yorumlar kapalı.