Koç burcu, enerjisini Ateş elementinden alır. Bu nedenle su, Koç’un iç dünyasında adeta söndürücü bir etki yaratır. Koçlar doğaları gereği cesur ve atak olsalar da, su söz konusu olduğunda bir duraksama yaşarlar. Bu çekinme çoğu zaman içgüdüsel olur; çünkü suyun, onların enerjisini bastırdığına dair güçlü bir algı geliştirirler. Bilinçli olmasa da, derinlerde bir yerde suya karşı mesafeli dururlar.
Boğalar için güvenlik duygusu her şeyden önce gelir. Ayaklarının yere sağlam basmasını isteyen bu burç mensupları için su, belirsizlik ve kontrol kaybı anlamına gelir. Yani Boğa burcu bir deniz kenarındaysa bile, içeri adım atmadan önce uzun uzun düşünür. Her ne kadar sudan panikle kaçmasalar da, yüzme gibi su içindeki hareketler onlar için doğal değildir. Onlar, karada kalmayı tercih edenlerden.
Başaklar detaylara ve kontrole düşkün yapılarıyla bilinir. Bu yüzden devasa bir okyanus ya da geniş bir göl, onlar için kontrol edilemez bir ortamdır. Açık su kütleleri Başak’ta bir tedirginlik yaratır çünkü ne olacağını öngöremezler. Güvenlik hissi kaybolur, dolayısıyla içsel bir korku devreye girer. Denizi izlemeyi sevebilirler, ama içine girmek söz konusu olduğunda, genellikle bir adım geride durmayı tercih ederler.




Yorumlar kapalı.