ABD ve İsrail’in kurduğu Gazze İnsani Yardım Vakfı’na değinen Şahin, “İnsanları tel koridorların içerisine soktular. Bir koli yardım alabilmek için hayatını ortaya koyarak oraya girdiler. Bu uygulama başladığından bugüne kadar 600’den fazla Gazzeli hayatını kaybetti. Bir çuval gıda gösteriyorlar etrafa keskin nişancılar yerleştirerek insanları katlediyorlar. Böyle bir şeyi tekrar yaşamamak için başta ülkemiz olmak üzere İslam alemindeki bütün askeri unsurları göreve çağırıyoruz. O kapıların açılmasını, yardımların güvenli bir şekilde içeriye girmesini ve dağıtılmasını üstlensinler. Yoksa bu zilleti bu ümmet daha ne kadar taşıyabilir?” ifadelerini kullandı.
“Bunca katliama rağmen, verdikleri silahların ve bombaların sivil insanlara yağdırılacağını bilmelerine rağmen başta Amerika olmak üzere dünyada hala İsrail’e militer manada, askeri manada destek olan ülkeler var.” diyen Şahin, “Hiç çocuklarından ve halklarından utanmıyorlar mı? Bu saldırılar kendi ailelerine, kendi şehirlerine yapılmış olsaydı ne yaparlardı? Kendi topraklarına 20 yıldır abluka uygulansa bu insanlar ne yaparlardı? Kendi toprakları işgal edilse savunmazlar mıydı?” diye konuştu.
Şahin konuşmasına şöyle devam etti: “Daha İsrail-İran Savaşı’nın ateşkes ilanı yapılır yapılmaz ABD Başkanı’nın da söylediği bir söz var: ‘Bazı ülkeler Abraham Anlaşmalarına dahil olmak istediklerini söylediler’ diyor. Birkaç gün geçiyor Tel Aviv sokaklarında Arap aleminin liderlerinin birçoğunun fotoğraflarının olduğu billboardlar asılıyor. Bu anlaşmaları daha önce yapan ve bu gaflette bulunanlar mutlaka bu anlaşmadan çekilmelidir. Adları yeni geçenler de net bir şekilde tavırlarını koymalıdır. İsrail tarihinde hangi anlaşmaya sadık kaldı? BM Güvenlik Konseyi’nde kaç yüz karar çıktı, hangisini uyguladı? İsrail gidiyor İran’ı vuruyor, ‘size de böyle yapacağım’ diye tehdit ediyor. Anlaşmalara Abraham koruması adını veriyor. Yani kendisini korumak için seni pasifleştirmeyi, silahsızlandırmayı, güçsüzleştirmek istediğini ilan ediyor. Diyelim ki anlaştılar, İsrail onları vurmayacak mı? Daha şimdi Lübnan’la anlaşma yapıldı, her gün Lübnan’ı vurmuyorlar mı?” dedi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere uluslararası kuruluşların dik durmalarını ve davaları sonuna kadar yürütmelerini istediklerini belirten Şahin, “Aksi takdirde kendilerini inkar manasına gelir. Başka bir şey, diplomasinin bir karşılığı kalmadı. ‘Diplomatik olarak gideceğiz orada konuşacağız, burada konuşacağız, şu kadar dışişleri bakanı bir araya geleceğiz konuşacağız’. Bunların hiçbirinin karşılığı kalmadı. Başta Mehmetçik olmak üzere İslam alemindeki her bir ülkeden bir barış gücü gitsin Gazze’nin içerisinde bulunsun ve bu insanları korusun. Uluslararası hukukta insani müdahale diye bir şey var. Bosna’da örneğini gördüğümüz bir şey var. Gazze’de bunun gerçekleşebilmesi için ne olması gerekiyor? Bir tane insan kalmadan hepsinin ölmesi mi? Gazze’den medyaya yeni yansıyan bir haber: insanları defnedecek mezarlık kalmamış” dedi.
“İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri ve diğer ülkelere bir çağrımız var” diyen İzzet Şahin, “İsrail ile tüm ilişkilerinizi kesin. Büyükelçiliklerinizi kapatın. Onların büyükelçileri varsa gönderin. Hava sahalarını kapatın. Denizden ve karadan sahalarınızı kapatın. Abluka nedir onlar bunu görsünler. İsrail’in gücü güç değil. Onu güçlendiren etrafındaki ülkelerin duyarsızlığıdır” ifadelerini kullandı.




Yorumlar kapalı.