İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) verilerine göre, çoğu insan her gün farkında olmadan 50 ila 100 saç teli kaybediyor. Erkeklerde 50 yaş sonrası saç kaybı oranı %70’e yaklaşırken, kadınlarda bu oran %40 seviyesinde seyrediyor. Kadınların yaklaşık üçte biri yaşamları boyunca bir tür saç dökülmesi yaşıyor. Hormonal değişimler, tiroit bozuklukları, demir eksikliği, stres ve doğum sonrası dönem saç dökülmesini tetikleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Kadınlarda saç dökülmesi vakalarının yalnızca estetik değil, aynı zamanda psikososyal bir sağlık meselesi olduğuna dikkat çeken Este Medical Group İstanbul Kliniği Kurucusu Melike Işıklar, “Kadınlarda saç ekiminde başarının temelinde kişiye özel planlama yatıyor. Her yüzün kendi oranları ve mimikleriyle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle yaklaşım, standart bir şablonla değil, altın oran prensibiyle şekilleniyor. ‘Tek tip ön saç çizgisi’ yerine yüzün genel dengesiyle uyumlu, doğal ve kişiye yakışan bir tasarım hedeflenmeli. Her kadının yüz şekline ve altın orana göre planlama yapılması, bunun için de doğru planlama çok önemli” açıklamasını yaptı.
Sosyal hayatın devamlılığını esas aldıklarını söyleyen Melike Işıklar, “Erkeklerde görmeye alışkın olduğumuz tam tıraş uygulaması, kadınlar açısından en büyük çekinceyi oluşturabiliyor. Uygun tüm vakalarda, saçı tamamen tıraş etmeden uygulama yapılabiliyor. Böylece süreç, danışanı günlük yaşamdan koparmadan planlanabiliyor” dedi.




Yorumlar kapalı.